<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Blogcu Anne &#187; Ingilizce</title>
	<atom:link href="http://blogcuanne.com/tag/ingilizce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blogcuanne.com</link>
	<description>Annelik her zaman tozpembe değil</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 08:51:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Hediye Kitap: Goodnight Moon</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/24/hediye-kitap-goodnight-moon/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/24/hediye-kitap-goodnight-moon/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Dec 2011 07:55:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hediye]]></category>
		<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Hediye kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=18065</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki hediye kitabımız yine Tırtıl Kids Kitabevi&#8216;nden: Goodnight Moon. Goodnight Moon, benim Deniz&#8217;e aldığım ilk ve en çok severek okuduğum çocuk kitaplarından biri. Yazıldığı 1947 yılından bu yana da çocuk klasikleri arasındaki yerini haklı olarak koruyan bu kitap, birçok çocuğun kütüphanesinde yer alıyor. Kitabın çok basit bir hikayesi var aslında: Başkahraman olan küçük bir tavşan, odasındaki her şeye sırasıyla &#8220;iyi geceler&#8221; diliyor. Ancak çizimler bunu öyle güzel ve gerçekçi bir şekilde anlatıyor ki, odadaki ışığın gitgide kararmaya başladığını görüyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe saat de ilerliyor, ve en nihayetinde saat yedi buçukta başlayan &#8220;iyi geceler seremonisi&#8221;, saatin sekiz buçuğu göstermesiyle birlikte sona eriyor, ve küçük tavşan huzurlu bir uykuya dalıyor. Özellikle de miniklerin uykuya direndikleri, uykuyu bir &#8220;ayrılık&#8221;, bir &#8220;olaylardan geri ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki hediye kitabımız yine <a href="http://tirtilkids.com/default.asp?PG=MAINTR" target="_blank">Tırtıl Kids Kitabevi</a>&#8216;nden: <em>Goodnight Moon.</em></p>
<p><em><span id="more-18065"></span></em></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/goodnight-moon.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18067" title="goodnight-moon" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/goodnight-moon-500x429.jpg" alt="" width="350" height="300" /></a></p>
<p><em>Goodnight Moon</em>, benim Deniz&#8217;e aldığım ilk ve en çok severek okuduğum çocuk kitaplarından biri. Yazıldığı 1947 yılından bu yana da çocuk klasikleri arasındaki yerini haklı olarak koruyan bu kitap, birçok çocuğun kütüphanesinde yer alıyor.</p>
<p>Kitabın çok basit bir hikayesi var aslında: Başkahraman olan küçük bir tavşan, odasındaki her şeye sırasıyla &#8220;iyi geceler&#8221; diliyor. Ancak çizimler bunu öyle güzel ve gerçekçi bir şekilde anlatıyor ki, odadaki ışığın gitgide kararmaya başladığını görüyorsunuz. Sayfalar ilerledikçe saat de ilerliyor, ve en nihayetinde saat yedi buçukta başlayan &#8220;iyi geceler seremonisi&#8221;, saatin sekiz buçuğu göstermesiyle birlikte sona eriyor, ve küçük tavşan huzurlu bir uykuya dalıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/IMG_35611.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-18070" title="IMG_3561" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/IMG_35611-500x500.jpg" alt="" width="500" height="500" /></a></p>
<p>Özellikle de miniklerin uykuya direndikleri, uykuyu bir &#8220;ayrılık&#8221;, bir &#8220;olaylardan geri kalma&#8221; olarak gördükleri yaşlarda, uykuya gitmenin o kadar da kötü bir şey olmadığını, kitapta olduğu gibi herkesin ve her şeyin -kedi yavruları, oyuncak ev, tarak, çorap, ve tabii ki aydede- uyuduğunu anlatan bir kitap bu. Çok iyi hatırlıyorum, kitabı okuduktan sonra sırasıyla biz de Deniz&#8217;in odasındaki her şeye iyi geceler diler, en sonunda da pencereden dışarı bakar, aydedeye iyi geceler derdik.</p>
<p><em>Goodnight Moon</em>&#8216;u okumanın bence bir alt yaş sınırı yok. Bebeğiniz yenidoğan bile olsa kucağınıza koyup okuyabilirsiniz. Hem renkli, hem siyah beyaz sayfalarıyla küçüklerin de ilgisini çekebilir. Karton yapısıyla da kolay kolay yıpranmayan türden.</p>
<p>Kafiyeli anlatımı İngilizce bilmeyen miniklerin bile kulağına hoş geliyor. Ayrıca her sayfada sadece birkaç kelime yer aldığından kelime dağarcığının ilerlemesine, ve aynı zamanda okuyanla okunan arasında sohbete de imkan tanıyor.</p>
<p><em>Goodnight Moon</em> ile ilgileniyorsanız eğer, yorum kısmı kapanmadan yorumunuzu bırakmanız yeterli.</p>
<p>Bu arada <em>Goodnight Moon</em> da, diğer alışverişleriniz gibi, Aralık sonuna kadar Tırtıl Kids&#8217;de %10 indirimli. Yapmanız gereken <a href="http://www.tirtilkids.com/default.asp?PG=ACCFRMTR&amp;PMG=BANNE" target="_blank">şu linke tıklayarak</a> Tırtıl Kids&#8217;e üye olmak.</p>
<p>İyi şanslar!</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/29/goodnight-moonun-sahibi/" rel="bookmark" class="crp_title">Goodnight Moon&#8217;un sahibi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/13/mahallenin-en-mutlu-bebeginin-sahibi/" rel="bookmark" class="crp_title">Mahallenin En Mutlu Bebeği&#8217;nin sahibi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/21/sakar-cadi-vininin-dogum-gunu/" rel="bookmark" class="crp_title">Sakar Cadı Vini&#8217;nin Doğum Günü</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/06/tirtil-kidsten-blogcu-anne-okurlarina-indirim/" rel="bookmark" class="crp_title">Tırtıl Kids&#8217;ten Blogcu Anne okurlarına indirim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/03/hediye-kitap-how-do-dinosaurs-play-with-their-friends/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: How Do Dinosaurs Play with Their Friends</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/24/hediye-kitap-goodnight-moon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>208</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hediye Kitap: How Do Dinosaurs Play with Their Friends</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/12/03/hediye-kitap-how-do-dinosaurs-play-with-their-friends/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/12/03/hediye-kitap-how-do-dinosaurs-play-with-their-friends/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Dec 2011 07:44:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hediye]]></category>
		<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17712</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki hediye kitabımız çocuk kitapçısı Tırtıl Kids Kitabevi&#8216;nden How Do Dinosaurs Play with Their Friends. How Do Dinosaurs Play with their Friends, benim bundan belki 2, belki 3 sene önce bir Amerika&#8217;ya gidişimde edindiğim bir kitaptı. Bu kitapla kitapçıda da değil, bir indirim mağazasında tesadüfi bir şekilde tanışmıştım. İsmi çok ilgimi çekmişti, karıştırdığımda hikayesi de, çizimleri de daha çok ilgimi çekmişti. Alıvermiştim. Harika bir serinin bir parçası olduğunu bilmeden&#8230; How do Dinosaurs Play with their Friends, isminden de anlaşılacağı gibi, dinozorların arkadaşlarıyla nasıl oynadıklarını, daha doğrusu oynamaları gerektiğini anlatan bir kitap. Kız olsun, erkek olsun, hemen tüm çocukların dinozorlara duyduğu sempati ve hayranlıktan hareketle, kitaptaki ana karakterler de dinozorlardan oluşuyor. Her sayfada gayet gerçekçi çizilmiş bir başka tür dinozor ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu haftaki hediye kitabımız çocuk kitapçısı <a href="http://tirtilkids.com/default.asp?PG=MAINTR" target="_blank">Tırtıl Kids Kitabevi</a>&#8216;nden <em>How Do Dinosaurs Play with Their Friends</em>.</p>
<p><span id="more-17712"></span></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Dinozor22.jpeg" target="_blank"><img class="aligncenter size-full wp-image-17718" title="Dinozor2" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Dinozor22.jpeg" alt="" width="359" height="419" /></a></p>
<p><em>How Do Dinosaurs Play with their Friends</em>, benim bundan belki 2, belki 3 sene önce bir Amerika&#8217;ya gidişimde edindiğim bir kitaptı. Bu kitapla kitapçıda da değil, bir indirim mağazasında tesadüfi bir şekilde tanışmıştım. İsmi çok ilgimi çekmişti, karıştırdığımda hikayesi de, çizimleri de daha çok ilgimi çekmişti. Alıvermiştim. Harika bir serinin bir parçası olduğunu bilmeden&#8230;</p>
<p><em>How do Dinosaurs Play with their Friends, </em>isminden de anlaşılacağı gibi, dinozorların arkadaşlarıyla nasıl oynadıklarını, daha doğrusu oynamaları gerektiğini anlatan bir kitap. Kız olsun, erkek olsun, hemen tüm çocukların dinozorlara duyduğu sempati ve hayranlıktan hareketle, kitaptaki ana karakterler de dinozorlardan oluşuyor. Her sayfada gayet gerçekçi çizilmiş bir başka tür dinozor bir oyun sahnesinde yer alıyor. Kiminde evine gelen (insan) arkadaşlarının pastel boyalarını havaya fırlatıyor. Kiminde ise oyun parkındaki bütün oyuncakları o turuyor, kimseyle paylaşmıyor.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Dinozor3.jpeg" target="_blank"><img class="aligncenter size-medium wp-image-17719" title="Dinozor" src="http://blogcuanne.com/wp-content/uploads/2011/12/Dinozor3-500x500.jpg" alt="" width="400" height="400" /></a></p>
<p>Basit bir dilde, kafiyeli bir şekilde anlatılan hikayenin ilk yarısında dinozorun, eve gelen arkadaşlarıyla nasıl OYNAMAMASI gerektiği, diğer yarısında ise doğru davranışın ne olduğu anlatılıyor. Hikaye, dinozorun arkadaşlarıyla mutlu mesut oyun oynar haliyle sona eriyor.</p>
<p>Hikaye demişken, öyle uzun bir kitap sanılmasın. Toplamda 12 sayfalık kitap. Sabırsız yumurcaklar için birebir yani&#8230; Ayrıca her dinozorun üzerinde ne tür olduğu da yazılmış ki özellikle de 3 yaş üzeri meraklar giderilsin.</p>
<p>Hani hemen her çocuk 2 yaş itibarıyla bir <em>&#8220;Küçük dağları ben yarattım, büyüklerse zaten babamdan miras kaldı&#8221;</em> moduna giriyor ya&#8230; (Bu lafı psikolog Iraz Toros Suman sarf etmiş, bayılıyorum!) İşte Deniz&#8217;in o döneminde çok okuduk biz bu kitabı&#8230; Oyun parkında kaydırağa çıkıp sağa sola naralar savurduğu, eve arkadaşları geldiğinde <em>&#8220;O da benim, bu da benim, sen de benimsin&#8221; </em>diyerek hiçbir şeyi paylaşmadığı dönemde &#8220;iyi&#8221; bir dinozorun nasıl davranması gerektiğini görmek iyi geldi ona. Kitap, her çocuğun içindeki &#8220;paylaşmayan&#8221; karakteri gözler önüne sererek gerçekliğini kabul ederken, biraz çabayla paylaşmaya başladığında aslında her şeyin ne kadar kolay ve neşeli olacağını anlatıyor. Bir dönem, Deniz içindeki iki karakter arasında sıkışıp kaldığında <em>&#8220;Ama Deniz&#8217;ciğim, dinozorlar öyle yapmıyor, değil mi?&#8221;</em> gibi yönlendirmelere çok başvururduk, çok da işe yarardı.</p>
<p>Kitap gerek karton yapısı, gerekse çizimleri ve anlatımı ile 2 yaş üzerindeki tüm okurlara uygun. Deniz 5 yaşında, ben 35 yaşındayım, hala severek okuyoruz bu seriyi. Amerika&#8217;da bulup getirdiğim ve bu kadar severek okuduğumuz bu kitabı buradan hediye edebildiğim için çok mutluyum, <a href="http://tirtilkids.com/default.asp?PG=MAINTR" target="_blank">Tırtıl Kids</a>&#8216;e ayrıca teşekkürler.</p>
<p><em>How Do Dinosaurs Play with Their Friend</em>s ile ilgileniyorsanız yorum kısmı kapanana kadar yorumunuzu bırakmanız yeterli.</p>
<p>Kazananı Salı günü açıklayacağım.</p>
<p>İyi şanslar!</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/06/tirtil-kidsten-blogcu-anne-okurlarina-indirim/" rel="bookmark" class="crp_title">Tırtıl Kids&#8217;ten Blogcu Anne okurlarına indirim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/24/hediye-kitap-goodnight-moon/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Goodnight Moon</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/12/17/hediye-kitap-sakar-cadi-vininin-dogum-gunu/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Sakar Cadı Vini&#8217;nin Doğum Günü</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/26/hediye-kitap-picasso-ve-atkuyrugu-sacli-kiz/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye kitap: Picasso ve Atkuyruğu Saçlı Kız</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/30/hediye-kitap-cikartma-kitabi-dinozorlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Çıkartma Kitabı &#8211; Dinozorlar</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/12/03/hediye-kitap-how-do-dinosaurs-play-with-their-friends/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>127</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğumla neden İngilizce konuşuyorum?</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/11/28/cocugumla-neden-ingilizce-konusuyorum/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/11/28/cocugumla-neden-ingilizce-konusuyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Nov 2011 08:09:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cok dilli çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Iki dillilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=17637</guid>
		<description><![CDATA[Yakın zamanda şöyle bir mail aldım: Çocuklarla İngilizce konuştuğunuzu sanıyorum, doğru mu? Ben de oğlumun (adı Toprak ve 8,5 aylık) erken yaşta İngilizce öğrenmesini istediğim için onunla evde İngilizce konuşsam faydalı olur mu? Ne kadar küçükken başlarsa o kadar kolay olur diye düşünüyorum. Ancak, bir yandan da bazı yerlerde ana dilini öncelikle öğrenmesi ve bu temelin üzerine yeni dil öğrenmesi gerektiğini okudum. Kafam çok karıştı açıkçası. Sizin bu konudaki deneyiminiz nasıl? Ne düşünüyorsunuz? Deniz iki aylıkken yaklaşık 10 sene yaşadığımız Amerika’dan Türkiye’ye geri dönüş yaptık. Amerika’da yaşamaya devam ediyor olsaydık Deniz iki dilli büyüyecekti. Türkiye’ye döndüğümüz için onu iki dilli büyüme fırsatından mahrum etmek istemedik. Ben de, babası da, yabancı bir dilin önemli olduğuna hep inandık. Deniz’e İngilizce öğretmek aklımda ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yakın zamanda şöyle bir mail aldım:</p>
<blockquote><p>Çocuklarla İngilizce konuştuğunuzu sanıyorum, doğru mu? Ben de oğlumun (adı Toprak ve 8,5 aylık) erken yaşta İngilizce öğrenmesini istediğim için onunla evde İngilizce konuşsam faydalı olur mu? Ne kadar küçükken başlarsa o kadar kolay olur diye düşünüyorum. Ancak, bir yandan da bazı yerlerde ana dilini öncelikle öğrenmesi ve bu temelin üzerine yeni dil öğrenmesi gerektiğini okudum. Kafam çok karıştı açıkçası. Sizin bu konudaki deneyiminiz nasıl? Ne düşünüyorsunuz?</p></blockquote>
<p><span id="more-17637"></span></p>
<p>Deniz iki aylıkken yaklaşık 10 sene yaşadığımız Amerika’dan Türkiye’ye geri dönüş yaptık.</p>
<p>Amerika’da yaşamaya devam ediyor olsaydık Deniz iki dilli büyüyecekti. Türkiye’ye döndüğümüz için onu iki dilli büyüme fırsatından mahrum etmek istemedik. Ben de, babası da, yabancı bir dilin önemli olduğuna hep inandık.</p>
<p>Deniz’e İngilizce öğretmek aklımda hep olan bir şeydi. Ancak sürekli İngilizce konuşmayı beceremiyordum bir türlü. Garip geliyordu bana. Etrafımdaki insanlar da tuhaf bakıyorlardı. Çekiniyordum. Amerika’dan dönerken bolca İngilizce kitap almıştım, onları okumakla yetiniyordum.</p>
<p>Deniz 13 aylık olduğunda Amerika’ya gittik. Orada kaldığımız birkaç hafta içinde Deniz birkaç tane İngilizce kelimeyi dağarcığına ekledi. Ne kadar hızlı öğrendiğini fark edince sürekli İngilizce konuşmaya karar verdim onunla. Etraftan gelen eleştirilere kulak tıkayarak, <em>“Niye İngilizce konuşuyorsun, <a href="http://blogcuanne.com/2009/04/29/babasi-yabanci-mi/" target="_blank">babası mı yabancı?</a>”</em> gibi soruları geçiştirerek, yaklaşık 3 buçuk sene boyunca (Deniz tam zamanlı okula gitmeye başlayıncaya kadar) da devam ettim.</p>
<p>Deniz’in okulda geçirdiği saatler artınca, –her ne kadar “İngilizce konuşulan” bir okula gidiyorduysa da- arkadaşlarıyla Türkçe iletişim kurmaya başlayınca o da Türkçeye kaydı. Ve biz onunla İngilizce konuşmak istediğimizde o Türkçeyi tercih ettiğini söyledi. Hazırlıklıydım buna. Tam bu yaşlarda, evde hangi dili konuşursak konuşalım, çocuğun okulda, arkadaşları arasında konuşulan dile kayacağını biliyordum. Ben de İngilizcede ısrarcı olmadım.</p>
<p>Şimdilerde evde İngilizce-Türkçe arasında gidip geliyoruz. Derin’e de öğretmek istediğimizden İngilizceye ağırlık vermeye çalışıyoruz.</p>
<p>Benim çocuklarım olağanüstü yetenekleri olan çocuklar değiller. Her çocuk gibi öğrenmeye aç, etrafında olan bitene meraklı, onlara sunulanın fazla fazlasını kapmaya hevesli çocuklar sadece. Dolayısıyla da biz onlara İngilizce sunduğumuz zaman kapıveriyorlar. Başka bir dil biliyor olsak ve onu konuşuyor olsaydık onu da kaparlardı.</p>
<p>Çocuklarımla İngilizce konuşuyor olmam hakkında genellikle iki tür eleştiri alıyorum:</p>
<ol>
<li> <strong>Özenti misin? Kompleksli misin? Ne demeye çocuğuna İngilizce öğretiyorsun? </strong>- Hayır, özenti değilim. Evet, komplekslerim var. Topuklu ayakkabıyla koşar adım yürüyebilen kadınları çok kıskanırım mesela, ben ne zaman giysem ayaklarım su toplar, canım acır. Ama onun bu konuyla alakası yok. İngilizce bildiğim için İngilizce konuşuyorum. Arapça bilsem Arapça, eşeklik edip İtalyanca derslerini kurun ortasında bırakmasam İtalyanca konuşurdum. Bence bir lisan, bir insan. Keşke daha fazla dil bilseydim de onları da öğretseydim.</li>
<li><strong>Çocuğun, ana dilini öğrenmeden yabancı bir dil öğrenmesi sakıncalı, çocuğun iletişim kurma yetisini engelleyeceksin.</strong> – Bu tür eleştiriyi yapanlar genellikle çocuğun önce ana dilini öğrenmesi gerektiğine dair yapılan araştırmaları öne sürüyorlar. Bu bakış açısına saygı duyuyorum. Ancak ben öyle yapmadım, ve Deniz 5 yaş itibarıyla iletişim sorunu olan bir çocuk olmadığı gibi bence iletişim fazlası sebebiyle bazen baş ağrısı verebilecek bir konuşma kapasitesine sahip! Şu ana kadarki okul hayatı boyunca öğretmenlerinin söylediği ortak şey <em>“Kendini çok iyi ifade ediyor”</em> oldu. Demek ki çocuğumun iletişim kapasitesini baltalamamışım.</li>
</ol>
<p><strong>Ben bu işe bodoslamasına girmedim. </strong>Çocuğumla İngilizce konuşmaya başlamadan önce okudum, araştırdım, artılarını, eksilerini tarttım. Ve en çok da <a href="http://www.multilingualchildren.org/index.html" target="_blank">Multilingual Children’s Association</a> adlı derneğin web sitesinden faydalandım.</p>
<p>Evet, İngilizcem çok iyidir. Ama ana dilim değildir. Ana dilin olmayan bir dilde –hele de çocukla- iletişim kurmak sanılandan daha zor. Bunu yapmaya başlamadan önce yanlış yapmadığımdan emin olmak istedim. Ona, eksik ya da yanlış bir şey öğretmek istemedim. İşte bu noktada şu yazı beni rahatlattı (<a href="http://www.multilingualchildren.org/tips/not_native.html" target="_blank">tamamı ve orijinali burada</a>)</p>
<blockquote><p><strong>Ana diliniz olmayan bir dilde çocuk yetiştirmek</strong></p>
<p>Soru: Çocuğunuzla neden ana diliniz olmayan bir dilde konuşasınız? Cevap: Neden konuşmayasınız ki? Belki ona yabancı bir dil öğretmek için tek yolunuz bu. Belki o dili çok seviyorsunuz. Belki de eşiniz yabancı ve evde o dili ön plana çıkarmak istiyorsunuz. Bütün bunlar anlaşılır ve geçerli sebepler, ve işin doğrusu, hepsi de yeterince iyi. Çocuğunuzu çok dilli yetiştirmeyi neden istemeyesiniz ki?</p>
<p>Yabancı bir dili mükemmel konuşmuyor olmak ve zaman zaman doğru kelimeleri bulamamak hiç sorun değil. Çünkü:</p>
<ul>
<li> Bebek küçükken kullanılan dil çok basit. Bebeğiniz büyüdükçe sizin yabancı diliniz de gelişecek, ve belki bu süre zarfında takviye alarak daha da geliştirebileceksiniz.</li>
<li>Ana dilin kullanıcıları da hata yaparlar, o yüzden hiç endişelenmeyin. Çocuğunuzun yabancı dile karşı geliştirdiği kulak dolgunluğu, sizin hatalarınızı geride bırakacak. Aynısı telaffuz için de geçerli. Herhangi bir dilin içinde kaç farklı lehçe olduğunu düşünün.</li>
<li>Kendi çabalarınızı desteklemek için o dili konuşan birilerini bulabilme imkanınız her zaman var. Belki zaman içinde o dilin konuşulduğu ülkeye ziyaret düzenleyebilir, hem siz, hem de çocuğunuzun gelişimini desteklersiniz.</li>
</ul>
<p><strong>Size garip mi geliyor?</strong></p>
<p>Çocuklarıyla yabancı bir dilde konuşmaya çalışan anne-babalar genellikle ilk birkaç haftanın çok zor geçtiğini, fakat ondan sonra işlerin kolaylaştığını söylüyorlar.</p>
<p><strong>“Ne kadar saçma!”</strong></p>
<p>Çocuğunuzla yabancı bir dil konuşurken karşılaşacağınız bir başka problem ise çevrenizden gelen eleştiriler olacak. Tabii ki çocuğunuz için iyi bir şey yapıyor olmak, etrafınızdakileri memnun etmekten daha önemli; ancak bu tür eleştiriler bazen moral bozucu olabiliyor. Bunu çocuğunuzun iyiliği için yaptığınızı anlatmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yok.</p>
<p>Özet olarak: cesur olun. Mükemmeliyetçiğin tuzağına düşmeyin. Çocuklarıyla ana dili olmayan bir dilde iletişim kuran bir sürü ebeveyn var, ve hem çocuklar, hem de anne-babalar bunun faydasını görüyorlar.</p></blockquote>
<p>Kısacası ben de böyle yaptım. Ve şimdiye kadar çok faydasını gördük. İleride de faydasını göreceğimizden eminim.</p>
<p>İşte böyle… Ben:</p>
<ul>
<li>Bir insanın yabancı dil öğrenmesinin onun ana dilini baltaladığını değil, tam tersi <strong>doğru kullanımını teşvik ettiğini düşünüyorum. </strong></li>
<li>Yabancı dil öğrenmek için hiçbir yaşın erken (ya da geç) olmadığına inanıyorum.</li>
<li><strong>Küçük yaşta öğrenilen yabancı dilin</strong>, gündelik hayatta kullanılmasa bile, ileride geri dönülmesi halinde mutlaka faydası olacağına inanıyorum. (Kulak dolgunluğu bu noktada devreye giriyor)</li>
<li>Anne-baba için önemli olanın çocuğa İngilizce (ya da başka bir yabancı dil) öğretmek değil, onunla iletişim kurmak olduğunu biliyorum. Ancak ebeveynin yabancı dili yeterli derecedeyse, ya da kendini rahat hissediyor ve iletişimde eksiklik hissetmiyorsa <strong>başka bir dilde konuşmanın sakıncası olduğunu düşünmüyorum. </strong></li>
<li><strong>Çocuğa yabancı dil öğretmenin belirli bir yöntemi yok. Anne konuşmasın, baba konuşsun (ya da tam tersi), günde şu kadar saat bilmem ne olsun gibi ayrıntılara takılmak lüzumsuz.</strong><strong> </strong><strong>Bildiğin kadar konuş, kitap oku, film seyrettir, her neyse.</strong> Çocuğun kulağına giren iki yabancı kelimenin -ileride kullanacağı bir dil olması koşuluyla- ona faydası olacağına inanıyorum.</li>
<li><strong>Çocuklar sandığımızdan çok daha karmaşık ve aynı zamanda bir o kadar da basitler aslında. </strong><strong>Olayları karmaşıklaştıranlar biz yetişkinleriz. </strong>Çocuğa neyi sunarsan onu alıyor. İngilizce öğret, öğreniyor. Türkçe öğret, onu da öğreniyor.</li>
<li>Yabancı dil bilmeyen ya da bilse de konuşmayan ebeveynlerin <strong>çocuklarına kötülük ettiklerini, o çocukların geri kaldıklarını düşünmüyorum.</strong> Bizim neslin büyük bir çoğunluğu (ben dahil) İngilizce öğrenmeye ortaokulda başladı. Devam eden ve kullananların yabancı dili de oldukça iyi.</li>
</ul>
<p>Yukarıdakiler benim tecrübelerimle okuduklarımı karıştırarak vardığım şahsi izlenimlerim. Bana katılan olur, katılmayan olur, o herkesin kendi bileceği iş.</p>
<p>Ancak ben, bana <em>“Çocuğunla neden İngilizce konuşuyorsun ki?”</em> diye soranlara bir başka soruyla yanıt veriyorum: <em>Neden konuşmayayım ki? </em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/04/29/babasi-yabanci-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Babası yabancı mı?&#8221;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/09/30/erken-yasta-yabanci-dil-ogrenmek-iyidir-iyi/" rel="bookmark" class="crp_title">Erken yaşta yabancı dil öğrenmek iyidir, iyi&#8230;</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/26/gorgusuz-sosyetik-bir-cocuk-yetistiriyorum/" rel="bookmark" class="crp_title">Görgüsüz, sosyetik bir çocuk yetiştiriyorum.</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/21/iki-dillilik-ve-okuma-yazma/" rel="bookmark" class="crp_title">İki dillilik ve okuma-yazma</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/05/iki-dilli-cocuk-yetistirmece/" rel="bookmark" class="crp_title">İki Dilli Çocuk Yetiştirmece&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/11/28/cocugumla-neden-ingilizce-konusuyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>39</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hediye Kitap: İlk İngilizce Kelimelerim</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/03/12/hediye-kitap-ilk-ingilizce-kelimelerim/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/03/12/hediye-kitap-ilk-ingilizce-kelimelerim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Mar 2011 08:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hediye]]></category>
		<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[2-3 yaş]]></category>
		<category><![CDATA[3-4 yaş]]></category>
		<category><![CDATA[Hediye kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=12459</guid>
		<description><![CDATA[Bu haftaki hediye kitabımız Pearson Education Yayıncılık&#8217;tan. Kitabı &#8220;çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman geçirebileceğiniz, oyunlar oynayıp eğlenirken öğrenmesine de katkıda bulunabileceğiniz resimli bir kitap&#8221; olarak tanımlıyor Pearson. Kitabın oyuncak rafından taşıtlara, mutfaktan inşaat alanına, müzik aletlerinden rakamlara 21 farklı konsept var. Her konseptin olduğu sayfalarda, o sayfalarda bulunanan nesnelerin Türkçe ve İngilizce isimlerine yer verilmiş. Önce nesneyi çocuğunuza tanıtıyor, sonra da sayfada o nesneyi arıyorsunuz. Her sayfada saklı olan bir şey daha var: Minicik bir vız vız arı. Kimi resimde çiçeğin üstüne konan, kiminde tabak çanağın arasında uçan bu vız bız arıyı her sayfada bulmaya çalışıyorsunuz. Kitapta, kitabı en yararlı nasıl kullanabileceğiniz konusunda ipuçları da var: Her bir nesneyi gösterin, adını söyleyin ve birlikte arayın, Çocuğunuzu, farklı olan her yeni nesneyi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/03/ilkingilizcekelimelerim.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-12460" title="IlkIngilizceKelimelerim" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/03/ilkingilizcekelimelerim.jpg" alt="" width="200" height="254" /></a>Bu haftaki hediye kitabımız Pearson Education Yayıncılık&#8217;tan.</p>
<p>Kitabı<em> &#8220;çocuğunuzla birlikte kaliteli zaman geçirebileceğiniz, oyunlar oynayıp eğlenirken öğrenmesine de katkıda bulunabileceğiniz resimli bir kitap&#8221; </em>olarak tanımlıyor Pearson. Kitabın oyuncak rafından taşıtlara, mutfaktan inşaat alanına, müzik aletlerinden rakamlara 21 farklı konsept var. Her konseptin olduğu sayfalarda, o sayfalarda bulunanan nesnelerin Türkçe ve İngilizce isimlerine yer verilmiş. Önce nesneyi çocuğunuza tanıtıyor, sonra da sayfada o nesneyi arıyorsunuz.</p>
<p><span id="more-12459"></span></p>
<p>Her sayfada saklı olan bir şey daha var: Minicik bir vız vız arı. Kimi resimde çiçeğin üstüne konan, kiminde tabak çanağın arasında uçan bu vız bız arıyı her sayfada bulmaya çalışıyorsunuz.</p>
<p>Kitapta, kitabı en yararlı nasıl kullanabileceğiniz konusunda ipuçları da var:</p>
<blockquote>
<ul>
<li><em>Her bir nesneyi gösterin, adını söyleyin ve birlikte arayın,</em></li>
<li><em>Çocuğunuzu, farklı olan her yeni nesneyi tarif etmesi konusunda teşvik edin,</em></li>
<li><em>Kafiyeli cümleleri okuyun ve çocuğunuzun da sizinle tekrar etmesini isteyin,</em></li>
</ul>
</blockquote>
<p>gibi.</p>
<p>Kitap kalın kapalı ancak sayfaları kağıttan. Gerek bu yüzden, gerekse sayfa çokluğu ve resimlerin yoğunluğu sebebiyle 2 yaş altındaki okurlara uygun değil bence. Dolayısıyla kitabı Derin&#8217;in hoyrat ellerine henüz teslim etmedim, ama sonuçlarını da merak etmiyor değilim aslında!</p>
<p>Sanıyorum çocuklarına İngilizce öğretme, en azından kulak dolgunluğu  kazandırma arayışındaki birçok anne-babanın merakını tatmin edecek bir  kitap<em> Bul, Oyna, Öğren &#8211; İlk İngilizce kelimelerim. </em>Her şeyin ötesinde zengin içeriğiyle keyifli vakit geçirtecek bir kitap. Tavsiye eder, Pearson&#8217;a teşekkür ederim.</p>
<p>İlk İngilizce Kelimelerim&#8217;le ilgileniyorsanız yorum kısmı kapanmadan yorum yazmanız yeterli. Çekiliş sonrası kazananı yine yorum kısmında açıklayacağım. (Ve lütfen e-mail adresinizi bırakırken size ulaşabileceğim bir adres verdiğinizden emin olun. Aksi takdirde kazanan kişiyle iletişime geçmem mümkün olmuyor.)</p>
<p>İyi şanslar <img src='http://blogcuanne.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/23/hediye-kitap-neseli-saklambac/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Neşeli Saklambaç</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/05/hediye-kitap-fenerli-kitaplar-vahsi-hayvanlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Fenerli Kitaplar-Vahşi Hayvanlar</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/09/10/hediye-kitap-oyun-zamani/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Oyun Zamanı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/07/30/hediye-kitap-cikartma-kitabi-dinozorlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Çıkartma Kitabı &#8211; Dinozorlar</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/11/26/hediye-kitap-picasso-ve-atkuyrugu-sacli-kiz/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye kitap: Picasso ve Atkuyruğu Saçlı Kız</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/03/12/hediye-kitap-ilk-ingilizce-kelimelerim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>107</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Derin&#8217;in Kitaplığı&#8217;ndan: Karen Katz</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2011/01/08/derinin-kitapligindan-karen-katz/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2011/01/08/derinin-kitapligindan-karen-katz/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Jan 2011 20:26:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=11000</guid>
		<description><![CDATA[Bazı akşamlar, çocukları yatırdıktan sonra o akşam okuduğum kitapları yazmaktan çok keyif alıyorum. Bir sebeple ayrı bir hoşumuza gitmiş oluyor demek ki o kitaplar o gece. Deniz&#8217;e üç aylıkken kitap okumaya başlamıştım. Derin&#8217;de aynısını yapamadım. Nitekim rutin oluşturabilmemiz yaklaşık bir yedi sekiz ayı buldu. Kolikti, slingdi, pışpıştı derken Derin son bir iki aydır kendi kendine uyuyor, ve dolayısıyla da öncesinde bir kitap okuma rutini gerçekleşebiliyor. Deniz&#8217;de Are You My Mother&#8216;la başlamıştım. Derin&#8217;de ise The Very Hungry Caterpillar ile başladım. Umduğum kadar ilgilenmedi, ama eminim sonrasında çok sevecek. Sonra bir iki kitap daha denedim, aslında hep değişik kitaplar okumak istiyorum, ama şu sıralar Karen Katz kitaplarına takmış durumda. Karen Katz&#8217;ın kitaplarına oldum olası bayıldım. Çok basit hikayeleri, kısacık cümlelerle, belirgin çizgilerle, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.karenkatz.com/" target="_blank"><img class="size-medium wp-image-11424 alignleft" title="KarenKatz" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karenkatz.png?w=300" alt="" width="300" height="193" /></a>Bazı akşamlar, çocukları yatırdıktan sonra o akşam okuduğum kitapları yazmaktan çok keyif alıyorum. Bir sebeple ayrı bir hoşumuza gitmiş oluyor demek ki o kitaplar o gece.</p>
<p>Deniz&#8217;e üç aylıkken kitap okumaya başlamıştım. Derin&#8217;de aynısını yapamadım. Nitekim rutin oluşturabilmemiz yaklaşık bir yedi sekiz ayı buldu. Kolikti, slingdi, pışpıştı derken Derin son bir iki aydır kendi kendine uyuyor, ve dolayısıyla da öncesinde bir kitap okuma rutini gerçekleşebiliyor.</p>
<p><span id="more-11000"></span></p>
<p>Deniz&#8217;de <a href="http://blogcuanne.com/2010/11/21/denizin-kitapligindan-are-you-my-mother/" target="_blank"><em>Are You My Mother</em></a>&#8216;la başlamıştım. Derin&#8217;de ise <a href="http://blogcuanne.com/2009/06/16/denizin-kitapligindan-bir-kitap-the-very-hungry-caterpillar/" target="_blank"><em>The Very Hungry Caterpillar</em></a> ile başladım. Umduğum kadar ilgilenmedi, ama eminim sonrasında çok sevecek. Sonra bir iki kitap daha denedim, aslında hep değişik kitaplar okumak istiyorum, ama şu sıralar Karen Katz kitaplarına takmış durumda.</p>
<p>Karen Katz&#8217;ın kitaplarına oldum olası bayıldım. Çok basit hikayeleri,  kısacık cümlelerle, belirgin çizgilerle, kafiyeli bir anlatımla veriyor.  Çocuklar da kafiyeye (müziğe) bayıldıklarından, çizimler de göze hitap  edince, kitapları seviyorlar.</p>
<p>Karen Katz&#8217;ı birçok kitabı &#8220;kulakçıklı&#8221; denilen <em>Lift-the-Flap</em> tarzında kitaplar.</p>
<p>Derin&#8217;in bu aralar favorileri şunlar:</p>
<p style="text-align:left;"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karentkatz_toesearsnose.jpg"><img class="size-full wp-image-11419 aligncenter" title="KarentKatz_ToesEarsNose" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karentkatz_toesearsnose.jpg" alt="" width="208" height="243" /></a><strong>Toes, Ears and Nose &#8211; </strong>Bu kitap, burnunu, ağzını, parmaklarını, ayaklarını öğretmek için birebir. Deniz öğrenmeye daha meraklıydı. Derin&#8217;in pek niyeti yok henüz ama kulakçıkları -yırtma pahasına da olsa- kaldırmayı öğrendi, ve bayılıyor. Son sayfada bebeğin kendisini battaniyenin altında bulunca sevinçten tepiniyor. Gerçekten tepiniyor!</p>
<p style="text-align:left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align:left;"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karentkatz_belly.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-11420" title="KarentKatz_Belly" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karentkatz_belly.jpg" alt="" width="211" height="239" /></a><strong>Where is Baby&#8217;s Belly Button? &#8211; </strong>Bu da yukarıdakine benzer bir kitap. Şapkanın altındaki gözleri, kedinin arkasındaki ayakları bulmaya çalışıyorsunuz. En sonunda bebeği yine battaniyenin altında bulup seviniyorsunuz.</p>
<p style="text-align:left;">&nbsp;</p>
<p style="text-align:left;"><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karentkatz_mommy.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-11421" title="KarentKatz_Mommy" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2011/01/karentkatz_mommy.jpg?w=269" alt="" width="242" height="270" /></a><strong>Where is Baby&#8217;s Mommy -</strong> Adından da anlaşılacağı gibi, bu kitapta da evin içinde bebekle saklambaç olan annesini arıyorsunuz. Koltuğun arkasına, masanın altına, dolabın içine bakıyor, en sonunda yine yorganın altında bulup sevinç çığlıkları atıyorsunuz.</p>
<p>Bunlarında dışında daha önce bahsettiğim <a href="http://blogcuanne.com/2010/12/03/yatirkaldirdan-ne-umduk-ne-bulduk/" target="_blank">Counting Kisses</a> ve <a href="http://blogcuanne.com/2009/07/07/1313/" target="_blank">Excuse Me &#8211; A little book of Manners</a> kitaplarını da çok severek okuyoruz.</p>
<p>Karen Katz bize çok iyi geliyor. Türkiye&#8217;de, büyük kitapçılarda bir iki kitabını gördüm, ancak sıklıkla karşıma çıkmıyor maalesef. Amerika&#8217;dan getirtme imkanı olanlara şiddetle tavsiye ederim.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/07/1313/" rel="bookmark" class="crp_title">Excuse Me (A Little Book of Manners)</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/06/16/denizin-kitapligindan-bir-kitap-the-very-hungry-caterpillar/" rel="bookmark" class="crp_title">The Very Hungry Caterpillar</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/09/bir-dolap-dolusu-kitap-sahibini-buldu/" rel="bookmark" class="crp_title">Bir dolap dolusu kitap sahibini buldu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/03/erkeklerle-yasamanin-anahtari-bu-olabilir-mi/" rel="bookmark" class="crp_title">&#8220;Erkek dolu bir evde yaşamanın anahtarı&#8221; bu olabilir mi?</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/08/blogcu-anne-kariyer-dergisinde/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne Kariyer Dergisinde</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2011/01/08/derinin-kitapligindan-karen-katz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kral Martin Luther</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/12/21/kral-martin-luther/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/12/21/kral-martin-luther/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Dec 2010 18:54:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sohbet Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=11013</guid>
		<description><![CDATA[Sizce bu nedir? Kimdir Kral Marthin Luther? Fazla kafanızı bulandırmadan söyleyeyim: Amerika&#8217;nın ünlü siyahi lideri, insan hakları savunucusu Martin Luther King&#8217;in Türkçeye çevrilmiş halidir. Dün bahsettiğim çeviri hataları yeterince tuhaftı. Ama az önce bunu görünce&#8230; Çok pardon ama, çüş demek istedim. Sen tut, adamın soyadını al, Türkçeye çevir. Bu, benim adımı Elif Hawk olarak İngilizceye çevirmek gibi bir şey. Bu çeviri hatası da değil, genel kültür eksikliği ayol. Özel isim çevrilir mi?? Martin Luther King&#8217;in adını da mı bilmez insan?! Hadi diyelim çevirmen bilmez, baskıdan önce nasıl gözden kaçar bu hata??? Bugün yayınevine e-mail attım, bilmem yanıt gelecek mi. Hayır, çevirenin ismi yazmasa Google&#8217;ın çeviri hizmetini kullandılar falan diyeceğim. O kadar yani. Martin Luther KING Street = KRAL Martin Luther ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizce bu nedir?</p>
<p>Kimdir Kral Marthin Luther?</p>
<p>Fazla kafanızı bulandırmadan söyleyeyim: Amerika&#8217;nın ünlü siyahi lideri, insan hakları savunucusu Martin Luther King&#8217;in Türkçeye çevrilmiş halidir.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/20/turkceye-de-yazik-emege-de/" target="_blank">Dün bahsettiğim</a> çeviri hataları yeterince tuhaftı. Ama az önce bunu görünce&#8230; Çok pardon ama, çüş demek istedim.</p>
<p>Sen tut, adamın soyadını al, Türkçeye çevir.<a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/mlk.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-11023" title="MLK" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/mlk.jpg?w=123" alt="" width="123" height="150" /></a></p>
<p>Bu, benim adımı Elif Hawk olarak İngilizceye çevirmek gibi bir şey.</p>
<p><strong></strong> Bu çeviri hatası da değil, genel kültür eksikliği ayol. Özel isim çevrilir mi?? Martin Luther King&#8217;in adını da mı bilmez insan?! Hadi diyelim çevirmen bilmez, baskıdan önce nasıl gözden kaçar bu hata???</p>
<p>Bugün yayınevine e-mail attım, bilmem yanıt gelecek mi.</p>
<p>Hayır, çevirenin ismi yazmasa Google&#8217;ın çeviri hizmetini kullandılar falan diyeceğim. O kadar yani. <strong>Martin Luther KING Street = KRAL </strong>Martin Luther Yolu. Martin Luther King Caddesi değil.</p>
<p>Kötü, çok kötü. Korkunç.</p>
<p>Neyse, güzel bir haberle bitireyim bu yazıyı bari: Yarın sabah saat 9:40&#8242;ta, Özay Şendir&#8217;in sunduğu <em>Konuşan Türkiye </em>programında <a href="http://www.emzirmereformu.com" target="_blank">Emzirme Reformu</a>&#8216;nu anlatacağım. Programı <a href="http://www.bestfm.com.tr/Default.aspx" target="_blank">internet üzerinden</a> canlı olarak dinleyebilir, radyodan dinleyecekseniz bulunduğunuz şehre göre frekanslara <a href="http://www.bestfm.com.tr/Frequency.aspx" target="_blank">buradan ulaşabilirsiniz</a>.</p>
<p>Kral Martin Luther&#8217;mış. Tüylerim diken diken oldu.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/22/guzel-seyler-olmuyor-degil/" rel="bookmark" class="crp_title">Güzel şeyler olmuyor değil</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/02/18/hediye-kitap-arkadasim-serisi/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Arkadaşım serisi</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/14/emzirme-reformu-trt-ankara-kent-radyosunda/" rel="bookmark" class="crp_title">Emzirme Reformu TRT Ankara Kent Radyosu&#8217;nda</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/28/emzirme-reformu-basinda/" rel="bookmark" class="crp_title">Emzirme Reformu Basında</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/20/turkceye-de-yazik-emege-de/" rel="bookmark" class="crp_title">Türkçeye de yazık, emeğe de&#8230;</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/12/21/kral-martin-luther/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haberler, duyurular, paylaşımlar</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/12/06/haberler-duyurular-paylasimlar-7/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/12/06/haberler-duyurular-paylasimlar-7/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Dec 2010 05:17:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaz Çiz]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme reformu]]></category>
		<category><![CDATA[Iki dillilik]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=10635</guid>
		<description><![CDATA[Blogcu Anne Trendus Blog Ödülleri&#8217;nde ilk 30&#8242;a kaldı. &#8211; Blogcu Anne, sizlerden gelen oyların sayesinde ilk elemeyi geçti ve ilk 30&#8242;a kaldı. Ancak bundan sonra işim zor. Nitekim Trendus bir moda dergisi ve haliyle moda blogları açık ara önde gidiyor. Yine de &#8220;senin canın sağ olsun, kazanmasan da kalbimizdesin&#8221; deyip oy vermek isteyecek olursanız tıklayın. *** Pozitif Doğum Hikâyeleri yeniden yayında -Pozitif Doğum Hikâyeleri&#8216;ni bayağı bir boşlamıştım son aylarda. &#8220;Kısa bir ara&#8221; demiştim, ama bir baktım ki altı aydan fazla olmuş. En nihayetinde Nihan ve Demir&#8217;in Hikâyesi ile tekrar başladık yayına. Keyifle okumanız dileğiyle&#8230; Sizin de paylaşmak istediğiniz bir hikâyeniz varsa blogcuanne@gmail.com adresinden bana gönderebilirsiniz. Ayrıntılar burada. *** Reformcu Anneler resimlerini Facebook&#8217;a koyuyorlar - Emzirme Reformu olarak anne sütü ve ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.trendus.com/blog-odulleri-2010-yarismacilar" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-10725" title="Trendus" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/trendus.jpg" alt="" width="182" height="160" /></a>Blogcu Anne Trendus Blog Ödülleri&#8217;nde ilk 30&#8242;a kaldı</strong>. &#8211; Blogcu Anne, sizlerden gelen oyların sayesinde ilk elemeyi geçti ve ilk 30&#8242;a kaldı. Ancak bundan sonra işim zor. Nitekim Trendus bir moda dergisi ve haliyle moda blogları açık ara önde gidiyor. Yine de <em>&#8220;senin canın sağ olsun, kazanmasan da kalbimizdesin&#8221;</em> deyip oy vermek isteyecek olursanız <a href="http://www.trendus.com/blog-odulleri-2010-yarismacilar" target="_blank">tıklayın</a>.</p>
<p>***</p>
<p><span id="more-10635"></span></p>
<p><strong>Pozitif Doğum Hikâyeleri yeniden yayında </strong>-<a href="http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/" target="_blank">Pozitif Doğum Hikâyeleri</a>&#8216;ni bayağı bir boşlamıştım son aylarda. &#8220;Kısa bir ara&#8221; demiştim, ama bir baktım ki altı aydan fazla olmuş. En nihayetinde <a href="http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/2010/12/05/nihan-ve-demirin-hikayesi/" target="_blank">Nihan ve Demir&#8217;in Hikâyesi</a> ile tekrar başladık yayına. Keyifle okumanız dileğiyle&#8230;</p>
<p>Sizin de paylaşmak istediğiniz bir hikâyeniz varsa <a href="mailto:blogcuanne@gmail.com" target="_blank">blogcuanne@gmail.com</a> adresinden bana gönderebilirsiniz. Ayrıntılar <a href="http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/hikayenizi-paylasin/" target="_blank">burada</a>.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Reformcu Anneler </strong><strong>resimlerini Facebook&#8217;a koyuyorlar </strong>- Emzirme Reformu olarak anne sütü ve emzirmenin önemine dikkat çekmek için geçen hafta başlattığımız <em>Reformcu Anneler: Emzirmek Doğaldır </em>temalı fotoğraf kampanyası <a href="http://www.facebook.com/pages/Emzirme-Reformu/154569637894806?v=photos" target="_blank">Emzirme Reformu&#8217;nun Facebook sayfasında</a> büyüyor. Anneler, bebeklerini emzirirkenki resimlerini Facebook sayfamızdaki Fan Photos bölümüne ekliyorlar. Siz de katılmak isterseniz yapmanız gereken duvara yazı yazar gibi resim eklemek. Facebook hesabınız yoksa ancak yine de kampanyaya katılmak istiyorsanız resminizi bana gönderebilirsiniz: <a href="mailto:blogcuanne@gmail.com" target="_blank">blogcuanne@gmail.com</a></p>
<p>Birden fazla resim koyabilirsiniz. Emzirmeyi bırakmış olsanız da daha önceki bir resminizi koyabilirsiniz. Konulan resmin güncel olması şart değil. Örneğin, aşağıdaki annem ve benim yaklaşık 35 sene önceki resmimiz.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/nurtenelif3.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10735" title="NurtenElif3" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/nurtenelif3.jpg" alt="" width="468" height="322" /></a>***</p>
<p><strong>Çocuklara erken yaşta yabancı dil öğretmek &#8211; </strong><a href="http://cikolatalipasta.blogspot.com/" target="_blank">Çikolatalı Pasta</a> blogunun yazarı Senem, çocuklara yabancı dil öğretmekle ilgili üç tane çok güzel yazı yazdı son zamanlarda. Senem&#8217;in yazılarına -sırasıyla- <a href="http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/cocugunuza-yabanc-bir-dil-ogretirken.html" target="_blank">buradan</a>, <a href="http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/monolingualism-is-curable-disease.html" target="_blank">buradan</a> ve <a href="http://cikolatalipasta.blogspot.com/2010/11/cocugunuza-yabanc-bir-dil-ogretirken-ii.html" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz. Senem&#8217;in çevirdiği <em>Çift Dilli Çocukların Anadili: Anadil Eğitim için Neden Önemli</em> yazısına da <a href="http://www.bgst.org/keab/jc20101126.asp" target="_blank">buradan ulaşabilirsiniz</a>.</p>
<p>***</p>
<p><strong>Dersimiz enerji tasarrufu</strong> &#8211; Bilim firması DuPont, santralistanbul işbirliği ile MEB İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı ilköğretim okullarının 4. ve 5. sınıf öğrencilerine “enerji tasarrufu” konulu afiş yarışması düzenliyormuş. Yarışmayı kazanan 5 finalist sınıf, 8-14 Mart Bilim Haftası’nda santralistanbul’da bilim atölyelerine katılma hakkı kazanacakmış.</p>
<p>Proje dönemi şöyleymiş: 28 Ocak 2011-Afiş yarışması son başvuru tarihi;  8 Şubat 2011- Değerlendirme ve jüri; 14 Şubat 2011-Kazananların açıklanması; 8-14 Mart 2011 Bilim Haftası, atölye çalışmaları</p>
<p>Ayrıntılı bilgi Kiraz Halkla İlişkiler&#8217;de Eda Sümer’den alınabilirmiş: (212) 232 49 02-03, <a href="eda@kirazhalklailiskiler.com.tr" target="_blank">eda@kirazhalklailiskiler.com.tr</a></p>
<p>***</p>
<p><strong>Ders kitabında UFO görülmüş </strong>- Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın 10. sınıflara ücretsiz dağıttığı İngilizce ünite kitabındaki bir alıştırmada köylüler, köye gelen uzaylılarla halay çekiyorlarmış.<em> &#8220;Hiç UFO gördünüz mü? Gören biri tanıyor musunuz?&#8221;</em> diye başlayan ünite boyunca uzaylıların gerçekten var olup olmadığı sorgulanıyor, en sonunda da köylüler <em>&#8220;Hooray!&#8221;</em> nidaları eşliğinde uzaylılarla halay çekiyormuş.</p>
<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/derskitabindaufo.jpeg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10728" title="DersKitabindaUFO" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/12/derskitabindaufo.jpeg" alt="" width="400" height="185" /></a></p>
<p>Yapacak bir yorum bulamadığım bu haberin tamamını <a href="http://www.milliyet.com.tr/ders-kitabinda-ufo-goruldu-/yasam/haberdetay/03.12.2010/1321487/default.htm" target="_blank">buradan</a> okuyabilirsiniz.</p>
<p>İyi haftalar <img src='http://blogcuanne.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/10/27/2010-trendus-blog-odullerindeyim/" rel="bookmark" class="crp_title">2010 Trendus Blog Ödülleri&#8217;ndeyim</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/16/trendus-blog-odullerine-devam/" rel="bookmark" class="crp_title">Trendus Blog Ödüllerine devam</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/28/emzirme-reformu-basinda/" rel="bookmark" class="crp_title">Emzirme Reformu Basında</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/12/01/reformcu-anneler-emzirmek-dogaldir/" rel="bookmark" class="crp_title">Reformcu Anneler &#8211; Emzirmek Doğaldır</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/hikayeler/" rel="bookmark" class="crp_title">Hikâyeler</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/12/06/haberler-duyurular-paylasimlar-7/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Kitaplığından: Are You My Mother?</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/11/21/denizin-kitapligindan-are-you-my-mother/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/11/21/denizin-kitapligindan-are-you-my-mother/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Nov 2010 20:11:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=10381</guid>
		<description><![CDATA[İki seferdir Deniz&#8217;i yatırdıktan sonra birlikte okuduğumuz kitabı anlatmak geliyor içimden. Bugün de Are You My Mother kitabına yer vermek istedim. Bir yandan da bunca zaman nasıl bu kitaptan bahsetmedim diye şaşırdım. Deniz&#8217;e ilk okuduğum ve gerek sürekli okumaktan, gerekse kitabın basit ve yalın anlatımından dolayı ilk ezberlediğim kitaptı bu. Kitabı Amerika&#8217;dayken üye olduğum bir kitap klubünden almıştım. Random House kitabevinin yeni okumaya başlayan çocuklara yönelik hazırladığı kitaplardan oluşan sekiz kitaplık bir serinin parçasıydı. Yeni okumaya başlayan çocuklar derken, okuyamayanlara okunmayacağı anlamına gelmesin. Nitekim kitap, iki yaş üstü okurlar için uygun, ki ben Deniz&#8217;e çok çok daha önceden okumaya başlamıştım. P.D. Eastman adlı Amerikalı yazarın bu kitabı, adından da anlaşılacağı gibi, kitap bir &#8220;anneyi bulma&#8221; hikayesi. Minik bir kuş, annesi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/areyoumymother.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-10383" title="AreYouMyMother" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/11/areyoumymother.jpg" alt="" width="151" height="214" /></a>İki seferdir Deniz&#8217;i yatırdıktan sonra birlikte okuduğumuz kitabı anlatmak geliyor içimden.</p>
<p>Bugün de <em>Are You My Mother</em> kitabına yer vermek istedim. Bir yandan da bunca zaman nasıl bu kitaptan bahsetmedim diye şaşırdım. Deniz&#8217;e ilk okuduğum ve gerek sürekli okumaktan, gerekse kitabın basit ve yalın anlatımından dolayı ilk ezberlediğim kitaptı bu.</p>
<p>Kitabı Amerika&#8217;dayken üye olduğum bir kitap klubünden almıştım. Random House kitabevinin yeni okumaya başlayan çocuklara yönelik hazırladığı kitaplardan oluşan sekiz kitaplık bir serinin parçasıydı. Yeni okumaya başlayan çocuklar derken, okuyamayanlara okunmayacağı anlamına gelmesin. Nitekim kitap, iki yaş üstü okurlar için uygun, ki ben Deniz&#8217;e çok çok daha önceden okumaya başlamıştım.<span id="more-10381"></span></p>
<p>P.D. Eastman adlı Amerikalı yazarın bu kitabı, adından da anlaşılacağı gibi, kitap bir &#8220;anneyi bulma&#8221; hikayesi. Minik bir kuş, annesi ona yiyecek bir şeyler bulmaya gittiği sırada yumurtadan çıkıyor. Ve annesini aramak üzere yola çıkıyor. Yuvasından atlayarak düşüyor yola. Önce bir yavru kediye rastlıyor, ve soruyor: Benim annem sen misin? Kedi ona boş boş bakınca minik kuş yoluna devam ediyor. Sonra sırasıyla bir tavuk, bir köpek ve bir inek çıkıyor karşısına. Hepsine aynı soruyu soruyor: <em>Benim annem sen misin? </em>Hepsinden de olumsuz yanıt alıyor, ama vazgeçmiyor.</p>
<p>Arayışına devam ederken bir araba, bir gemi, bir de uçakla rastlaşıyor ve hepsine annesi olup olmadıklarını soruyor. En nihayetinde karşılaştığı bir buldozer (daha doğrusu bir kepçe) ilk etapta onu korkutsa da sonunda annesine kavuşmasını sağlıyor.</p>
<p>Deniz çok, çok küçüktü bunu okumaya başladığımızda. Henüz konuşmuyordu bile. Hayvanları ilk bu kitapla öğrenmeye başladı desem yalan olmaz. Okurken bir yandan da hayvanların çıkardığı sesleri yapardım, sonrasında ben yapmadan o yapmaya başladı.</p>
<p>Anne-çocuk sevgisini çok güzel işleyen bir kitap. Nefis bir hediye olur.</p>
<p>Kitaba Türkiye&#8217;de hiç rastlamadım. <a href="http://www.amazon.com/Are-You-Mother-P-D-Eastman/dp/0394800184" target="_blank">Amazon&#8217;dan edinilebilir</a>.  <a href="http://www.youtube.com/watch?v=d1s4ZUYgUGw" target="_blank">YouTube&#8217;daki şu video</a> da kitap hakkında biraz daha fikir verebilir.<br />
[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=d1s4ZUYgUGw&amp;w=480&amp;h=390]</p>
<p>Keşke Türkçeye de çevrilse. Anlatımı o kadar yalın ki, çok da rahat çevrilir. Hemen şimdi çeviresim var hatta.</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/08/derinin-kitapligindan-karen-katz/" rel="bookmark" class="crp_title">Derin&#8217;in Kitaplığı&#8217;ndan: Karen Katz</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/05/04/denizin-kitapligindan-sandra-boynton/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Kitaplığından: Sandra Boynton</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/10/hediye-kitap-pamuk-karga/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye kitap: Pamuk Karga</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/01/05/hediye-kitap-fenerli-kitaplar-vahsi-hayvanlar/" rel="bookmark" class="crp_title">Hediye Kitap: Fenerli Kitaplar-Vahşi Hayvanlar</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/28/kaliteli-turkce-cocuk-kitaplari-artiyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Kaliteli Türkçe çocuk kitapları artıyor</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/11/21/denizin-kitapligindan-are-you-my-mother/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Kitaplığı&#8217;ndan: Puff, the Magic Dragon</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/06/24/denizin-kitapligindan-puff-the-magic-dragon/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/06/24/denizin-kitapligindan-puff-the-magic-dragon/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 06:46:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinle Seyret]]></category>
		<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk şarkıları]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuklar için müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=6952</guid>
		<description><![CDATA[Öyle içime işliyor ki bu şarkı&#8230; Ve şimdi de bu şarkıdan türeyen bu kitap. Daha önce bahsetmiş, bahsetmekle kalmayıp bir de şiir döktürmüştüm bu Puff denilen sihirli ejderhayla ilgili&#8230; Daha doğrusu, Deniz&#8217;in sevgili Mumu&#8216;sunu Puff&#8217;a benzetmiş, Mumu&#8217;dan vazgeçmeye niyetlenmesine ağıt yakmıştım. (Deniz hala Mumu&#8217;yla yatıyor, çok şükür!..) Gelelim Puff&#8217;a&#8230; Bu sihirli ejderhanın hikâyesine giriş yapmadan önce aşağıdaki videoda PLAY&#8217; tıklayınız ve yazının geri kalanını öyle okuyunuz. Daha ağlak romantik oluyor. Efenim, şarkıda da bahsedildiği gibi, Puff adındaki bu sihirli ejderha Honalee denilen bir memlekette yaşamaktadır. Jackie Paper adında bir çocukla can ciğer kuzu sarması arkadaşlardır. Jackie ona türlü türlü oyuncaklar getirir. Birlikte kralları ziyaret eder, korsanlara kafa tutarlar. İkisi bir oldu mu herkes onların önünde saygıyla eğilir, korsan gemileri bayraklarını ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.amazon.com/Magic-Dragon-Music-Sales-America/dp/1402747829/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1277325419&amp;sr=8-1" target="_blank"><img class="alignleft size-full wp-image-6957" title="Puff" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/06/puff.jpg" alt="" width="208" height="188" /></a>Öyle içime işliyor ki bu şarkı&#8230; Ve şimdi de bu şarkıdan türeyen bu kitap.</p>
<p>Daha önce bahsetmiş, bahsetmekle kalmayıp bir de <a href="http://blogcuanne.com/2010/01/11/sihirli-inek-mumu/" target="_blank">şiir döktürmüştüm</a> bu Puff denilen sihirli ejderhayla ilgili&#8230; Daha doğrusu, Deniz&#8217;in sevgili <a href="http://blogcuanne.com/2009/05/11/mumu/" target="_blank">Mumu</a>&#8216;sunu Puff&#8217;a benzetmiş, Mumu&#8217;dan vazgeçmeye niyetlenmesine ağıt yakmıştım. (Deniz hala Mumu&#8217;yla yatıyor, çok şükür!..)</p>
<p><span id="more-6952"></span></p>
<p>Gelelim Puff&#8217;a&#8230;</p>
<p>Bu sihirli ejderhanın hikâyesine giriş yapmadan önce aşağıdaki videoda PLAY&#8217; tıklayınız ve yazının geri kalanını öyle okuyunuz. Daha <span style="text-decoration:line-through;">ağlak </span>romantik oluyor.</p>
<p><iframe src="http://www.dailymotion.com/embed/video/x1p1i5" width="500" height="375" frameborder="0"></iframe></p>
<p>Efenim, şarkıda da bahsedildiği gibi, Puff adındaki bu sihirli ejderha Honalee denilen bir memlekette yaşamaktadır. Jackie Paper adında bir çocukla can ciğer kuzu sarması arkadaşlardır. Jackie ona türlü türlü oyuncaklar getirir. Birlikte kralları ziyaret eder, korsanlara kafa tutarlar. İkisi bir oldu mu herkes onların önünde saygıyla eğilir, korsan gemileri bayraklarını yarıya indirir.</p>
<p><strong>Kısacası çok mutlulardır.</strong></p>
<p>Günlerden bir gün Jackie Paper gelmez olur. Çünkü artık BÜYÜMÜŞTÜR.</p>
<p>Puff&#8217;la oynadığı oyunlar onu tatmin etmez olmuştur. Çünkü, şarkıda da söylediği gibi, &#8220;sihirli ejderhalar sonsuza kadar aynı kalır, ama <strong>küçük çocuklar büyür, adam olur.&#8221;</strong></p>
<p>Bunun üzerine Puff çok üzülür. O kadar ki, ağladığı zaman yeşil derisinin üzerindeki pulları yağmur gibi akar. Jackie Paper&#8217;la birlikte oynadıkları yerlere gitmekten vazgeçer. En sonunda da boynunu bükerek bir mağarada inzivaya çekilir.</p>
<p>Şimdi diyebilirsiniz ki&#8230; <em>&#8220;Be hey Blogcu Anne. Sen ki &#8216;<a href="http://blogcuanne.com/2009/06/12/kucuk-aslancik-olmaz-olsun-mu/" target="_blank">Küçük Aslancık şarkısının olduğu CD&#8217;ler toplatılmalı&#8217;</a> diyorsun. Hangi akla hizmet böyle bir hikâ</em><em>yeyi çocuğuna okuyorsun? Yetmedi, başka çocuklara tavsiye ediyorsun? Hm?!&#8221;</em></p>
<p>Sanırım ben bu şarkının hikâyesinden olduğu kadar <strong>melodisinden de etkileniyorum</strong>.</p>
<p>Şarkı, Amerikan folk müziğinin mihenk taşlarından desem az abartmış olurum. Peter, Paul and Mary adlı Amerikalı üç folk şarkıcısının 1963&#8242;te meşhur ettiği bu şarkı Amerika&#8217;da olduğu kadar İngiltere&#8217;de de popülermiş.</p>
<p>Ancak kahpe felek bu şarkıyı da rahat bırakmamış. Bu masum hikâye hakkında çeşitli söylentiler çıkarılmış. &#8220;Puff&#8221; ve Paper&#8221; gibi duman ve kâğıdı çağrıştıran kelimeler aslında &#8220;esrar&#8221;ı niteliyormuşmuş. Dolayısıyla bu çocuk şarkısında aslında &#8220;kafa bulmaya&#8221; gönderme varmışmış. Peter, Paul ve Mary bu söylentiyi şiddetle inkar etmişler. Ancak yine de bastıramamışlar. O kadar ki, 2000 yılında çekilen <em>&#8220;Meet the Parents&#8221;</em> filminde bile bu şarkının bu &#8220;özelliğine&#8221; değinilmişti. (Dedikodunun detayını merak edenler <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Puff,_the_Magic_Dragon" target="_blank">Wikipedia&#8217;dan -İngilizce olarak- okuyabilirler</a>.)</p>
<p>Konuya dönecek olursak, <strong>şarkı çok hüzünlü bitiyor.</strong> Ancak 2007 yılında piyasaya sürülen bu kitap değil. Nitekim, kitabın en sonunda, Jackie Paper çekip gittikten sonra bir kız çocuğu gelip arkadaş oluyor Puff&#8217;la. Arkadan da büyümüş bir Jackie Paper onlara sevgiyle bakıyor. (Bir söylentiye göre o kız çocuğu Jackie Paper&#8217;ın kızıymış)</p>
<p>Biz de Deniz&#8217;le okurken sonuna özellikle vurgu yapıyoruz. <em>&#8220;Evet, Jackie Paper büyüdü, ama bak, kızı geldi&#8221;</em> diye anlatıyor, son sayfalarda sevinçten neredeyse çığlık atıyoruz.</p>
<p>Kitapla birlikte bir de müzik CD&#8217;si geliyor. İçinde Puff the Magic Dragon&#8217;un sözlü ve enstrümantal yorumundan başka iki çocuk şarkısı daha var. Bir yandan müziği dinliyor, bir yandan kitabı okuyorsunuz.</p>
<p><strong>Kitaptaki çizimler yumuşacık. </strong>Sayfalardaki sözler az olmasına rağmen yorumlayabileceğiniz, anlatabileceğiniz çok şey var. Ve şarkı öyle güzel, öyle rahatlatıcı ki&#8230; Peter Yarrow&#8217;un, aynen Fikret Kızılok gibi ılık bir sesi var, insanın içine işliyor. Yarrow, şarkıyı kızıyla birlikte seslendiriyor. Bu da başka bir romantik, nostaljik boyut getiriyor olaya.</p>
<p>Biz bu kitap-CD&#8217;yi geçen gittiğimizde Amerika&#8217;dan aldık. <a href="http://www.amazon.com/gp/product/1402747829/ref=s9_simh_gw_p14_i1?pf_rd_m=ATVPDKIKX0DER&amp;pf_rd_s=center-2&amp;pf_rd_r=1NP1TAPE4SDS35166CNX&amp;pf_rd_t=101&amp;pf_rd_p=470938631&amp;pf_rd_i=507846" target="_blank">Amazon</a>&#8216;da da satılıyor.Türkiye&#8217;de var mı bilmiyorum. Yoksa da bunca iltifattan sonra  getiren bir yayınevi olur umarım.</p>
<p>Bu kadar sözden sonra &#8220;kesinlikle tavsiye ediyorum&#8221; dememe gerek var mı?</p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/01/11/sihirli-inek-mumu/" rel="bookmark" class="crp_title">Sihirli İnek Mumu</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/11/01/blogcu-anneden-her-ay-bir-kitap-hediye/" rel="bookmark" class="crp_title">Blogcu Anne&#8217;den her ay bir kitap hediye</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2011/04/04/tarihe-not/" rel="bookmark" class="crp_title">Tarihe not</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/07/1313/" rel="bookmark" class="crp_title">Excuse Me (A Little Book of Manners)</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/09/20/yine-mumu-yeni-mumu/" rel="bookmark" class="crp_title">Yine Mumu, yeni Mumu</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/06/24/denizin-kitapligindan-puff-the-magic-dragon/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deniz&#8217;in Kitaplığından: Sandra Boynton</title>
		<link>http://blogcuanne.com/2010/05/04/denizin-kitapligindan-sandra-boynton/</link>
		<comments>http://blogcuanne.com/2010/05/04/denizin-kitapligindan-sandra-boynton/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 05:31:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>blogcuanne</dc:creator>
				<category><![CDATA[Oku Anlat]]></category>
		<category><![CDATA[Çoluk Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Cocuk kitapları]]></category>
		<category><![CDATA[Ingilizce]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blogcuanne.com/?p=6137</guid>
		<description><![CDATA[Sandra Boynton&#8217;ın bizde o kadar çok kitabı var ki, hangi birisine değineceğimi bilemedim. Sandra Boynton&#8217;la ben Deniz&#8217;den çok önce tanışmıştım aslında. Amerika&#8217;da özel günler için kart satan hemen her markette onun çizimlerinin olduğu kartlara rastlanır. Çok eğlenceli, kendine özgü bir çizgisi var bu Amerikalı yazarın. Dili de öyle&#8230; Yalın, böylece kolay anlaşılıyor. Kafiyeli, yani çocuklara hitap ediyor. Esprili, dolayısıyla büyüklerin de ilgisini çekiyor. Boynton&#8217;ın kitapları çocuklar için de, büyükler için de çok eğlenceli. Hatta belki Elif&#8217;in Kitaplığı&#8217;na bile eklemeliyim! Boynton&#8217;ın hemen tüm kitapları kalın kâğıda basılan board book şeklinde. Dolayısıyla da küçük yaşta çocuklar için de çok uygun. Zaten Deniz de Boynton&#8217;la tanışması Doggies adlı kitabıyla oldu. O kitabın köşesini de az kemirmedi. O kadar severek okuyorduk ki, yanımızda her ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/04/boynton1.jpeg"><img class="alignleft size-medium wp-image-6141" title="Boynton" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/04/boynton1.jpeg?w=290" alt="" width="167" height="173" /></a>Sandra Boynton&#8217;ın bizde o kadar çok kitabı var ki, hangi birisine değineceğimi bilemedim.</p>
<p>Sandra Boynton&#8217;la ben Deniz&#8217;den çok önce tanışmıştım aslında. Amerika&#8217;da özel günler için kart satan hemen her markette onun çizimlerinin olduğu kartlara rastlanır. Çok eğlenceli, kendine özgü bir çizgisi var bu Amerikalı yazarın.</p>
<p><span id="more-6137"></span></p>
<p>Dili de öyle&#8230; Yalın, böylece kolay anlaşılıyor. Kafiyeli, yani çocuklara hitap ediyor. Esprili, dolayısıyla büyüklerin de ilgisini çekiyor. Boynton&#8217;ın kitapları çocuklar için de, büyükler için de çok eğlenceli. Hatta belki Elif&#8217;in Kitaplığı&#8217;na bile eklemeliyim!</p>
<p>Boynton&#8217;ın hemen tüm kitapları kalın kâğıda basılan board book şeklinde. Dolayısıyla da küçük yaşta çocuklar için de çok uygun. Zaten Deniz de Boynton&#8217;la tanışması <a href="http://www.amazon.com/Doggies-Boynton-Board-Books-Schuster/dp/0671493183" target="_blank">Doggies</a> adlı kitabıyla oldu. O kitabın köşesini de az kemirmedi. O kadar severek okuyorduk ki, yanımızda her yere götürüyorduk. Sonunda kaybettik!</p>
<p>Boynton nedense hep hayvanları çiziyor. Kitaplarının kahramanları pijamalarını giymeye çalışan hipopotamlardan, dişlerini fırçalayan aslanlardan, bahçesinin çimlerini biçen ren geyiklerinden, egzersiz yapan domuzlardan oluşuyor. Hepsi de birbirinden komik çizimler.<a href="http://www.amazon.com/Going-Bed-Book-Sandra-Boynton/dp/0671449028/ref=sr_1_1?ie=UTF8&amp;s=books&amp;qid=1272950837&amp;sr=1-1"><img class="alignright size-medium wp-image-6200" title="Boynton2" src="http://blogcuanne.files.wordpress.com/2010/05/boynton2.jpeg?w=300" alt="" width="210" height="209" /></a></p>
<p>Bir başka favorim de The Going to Bed Book. Nuh&#8217;un Gemisi&#8217;ni andıran büyük bir gemide, tüm hayvanların yatmaya hazırlanışını anlatıyor. Hepsi önce banyo yapıyorlar, pijamalarını giyip dişlerini fırçalıyorlar, yataklarına yerleşip uykuya dalıyorlar. Amazon&#8217;comdaki bu linkten kitabın ilk sayfasına bakabilir, Boynton&#8217;ın çizimlerini bilmiyorsanız fikir sahibi olabilirsiniz.</p>
<p>Ben Deniz&#8217;in hemen tüm İngilizce kitapları gibi Boynton kitaplarını da Amerika&#8217;dan almıştım. Ama da öyle Barnes &amp; Noble&#8217;dan falan değil&#8230; Marshalls, Ross, TJ Maxx gibi ucuzcu mağazalarda, normalin yarı fiyatına, ya da o civarda satılıyor. Türkiye&#8217;de ise büyük zincir kitapçıların çoğunda Boynton kitaplarına rastladım.</p>
<p>&#8211;<br />
<em>Bunlar da ilginizi çekebilir:<br />
- <a href="http://blogcuanne.com/2009/08/16/denizin-kitapligindan-bir-kitap-little-critter/" target="_blank">Deniz&#8217;in Kitaplığından: Little Critter</a><br />
- <a href="http://blogcuanne.com/denizin-kitapligi/" target="_blank">Deniz&#8217;in Kitaplığı</a></em></p>
<div id="crp_related"><h3 style="margin-top:50px !important;">İlginizi Çekebilir:</h3><ul><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/08/16/denizin-kitapligindan-bir-kitap-little-critter/" rel="bookmark" class="crp_title">Little Critter</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/denizin-kitapligi/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz’in Kitaplığı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/denizin-kitapligi-2/" rel="bookmark" class="crp_title">Deniz&#8217;in Kitaplığı</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2009/07/07/1313/" rel="bookmark" class="crp_title">Excuse Me (A Little Book of Manners)</a></li><li><a href="http://blogcuanne.com/2010/02/19/baba-adaylari-hangi-kitaplari-okuyor/" rel="bookmark" class="crp_title">Baba adayları hangi kitapları okuyor?</a></li></ul></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blogcuanne.com/2010/05/04/denizin-kitapligindan-sandra-boynton/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

