Son zamanlarda aldığım en güzel haberlerden biri: Deniz’e hamileyken aldığım, bugüne kadar severek okuduğumuz, en sevdiğimiz kitaplar arasında yer alan The Very Hungry Caterpillar yakında Aç Tırtıl adıyla Türkçe olarak kitapçılarda yerini alacakmış.
"Ingilizce" etiketli tüm yazılar
Brain Quest: Eğlenceli, öğretici bir oyun aracı
Brain Quest’le biz Amerika’da yaşayan bir arkadaşımızın sayesinde tanıştık. Bir gelişinde Deniz’e hediye getirmişti. Severek oynadığımız, Deniz’in İngilizcesine de oldukça katkısı olduğuna inandığım bir oyun/eğitim aracı. Ne? Brain Quest, çocuğunuzla güzel vakit geçirirken bir yandan (İngilizce) kelime dağarcığını geliştirmeye yarayan bir oyun/eğitim aracı. (Bunlar benim kelimelerim.)
Erken yaşta yabancı dil öğrenmek iyidir, iyi…
Zonguldak’tan bir anne mail göndermiş; iki buçuk yaşındaki kızına sekiz aylık olduğundan beri İngilizce öğretmeye çalıştığını söylemiş. Kendisi çok iyi İngilizce bilmemekle beraber kızının öğrenmesini çok istediğini, bu sebeple de ona günde bir saat İngilizce TV programları seyrettirdiğini belirtmiş. Sonuç olarak minik kızı şu an sayıların, birçok hayvanın, şeklin, meyvenin İngilizcesini biliyormuş. Bravo! Bugün ev işlerine yardımcı olmak üzere yanımda çalışmaya yeni başlayan Evin Hanım’a Deniz’le diyaloğumuza ilk kez şahit olan herkese yaptığım açıklamayı yaptım: “Biz evde İngilizce konuşuyoruz, Deniz sana bir şeyler söyler de anlamazsan Türkçe söylemesini rica et.” Bu aslında “Yabancı dil öğretmek için İngilizce konuşuyorum, senin hakkında konuşmak için değil”in kibarcası. Evin Hanım da “Ne iyi yapıyorsunuz. Biz de çocuklar öğrensin diye çok çabalıyoruz. Okulda öğreniyorlar, ama …
Görgüsüz, sosyetik bir çocuk yetiştiriyorum.
Sabah gazetesinde çıkan “Mommy deme bebeğim” başlıklı habere göre başta Demet Kutluay olmak üzere bazı “ünlü anneler” çocukların yabancı dadıyla büyüyerek küçük yaşta İngilizce öğrenmelerini “görgüsüzlük” olarak nitelendirmiş ve kendileri bu yolu tercih etmediğini “Sosyetik çocuk yetiştirmek istemiyorum” diyerek belirtmiş. Eksik olmasınlar. Sayelerinde gözlerim açıldı. Az kalsın Deniz küçük yaşta İngilizce öğrendiği için görgüsüz, sosyetik bir çocuk olacaktı. Hemmmen Deniz’in yabancı dilde konuşan dadısını (bendeniz) işten çıkarıyor, oğlumu görgü ve ahlak kurallarını öğrenmesi için İsviçre’de bir zarafet okuluna gönderiyorum. Çocuğu çift dilli olsun diye onunla İngilizce konuşmak görgüsüzlük. Bebek Parkı’nda çocuğunu salıncakta sallarken paparazzilere poz vermek, “ünlü anne” sıfatıyla ahkâm kesmek değil. Hı hı…
Little Critter
Deniz’in kitapları arasında en çok sevdiğim ve en çok eğlenerek okuduğum karakter şüphesiz Little Critter. Amerikalı çocuk kitapları yazarı Mercer Mayer’ın 1975′te yarattığı Little Critter hikayeleri ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte Critterville’de yaşayan Little Critter etrafında geçiyor. Hikâyedeki tüm karakterler hayvanlardan oluşsa da hepsi de insanlar gibi hayat sürüyorlar. Tam olarak ne olduğu belli olmadığı için “Küçük Yaratık” olarak adlandırılan ancak en çok hamstera benzeyen, ilkokul birinci sınıf öğrencisi olan Little Critter sıradan bir çocuk gibi: arkadaşlarıyla oyun oynamaya bayılıyor; yer yer kız kardeşiyle kavga etse de ona abilik etmeye çalışıyor. Her çocuk gibi geniş bir hayal dünyası var; örneğin okulundaki “büyük çocuklar” gibi olabilmek için kendine bir “Büyüme Makinası” yapıyor ve içine giriyor. Kedi, köpek gibi alışılagelmiş evcil hayvanlarının yanı …
İki Dilli Çocuk Yetiştirmece…
Deniz’i iki dilli olarak büyüttüğümden, evde sürekli İngilizce konuştuğumuzdan daha önce bahsetmiştim. Bununla ilgili geçenlerde bir soru aldım:
Everyone Poops
“Filin kakası büyük olur. Farenin kakası küçük olur.” Japon çocuk kitapları yazarı Tarō Gomi‘nin İngilizceye çevrilen kitabı bu cümlelerle başlıyor. Ondan sonra devam ediyor: “Tek hörgüçlü devenin kakası da tek hörgüçlü olur. İki hörgüçlü devenin kakası ise iki hörgüçlü olur. Şaka, şaka!” Bu kitabı Deniz 13-14 aylıkken almıştım, ondan beri de ara sıra okuduk. Ama tuvalet eğitimini kotarmaya çalıştığımız şu günlerde en sevgili kitabımız oldu. Ben çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. İki sebepten: 1. Hikâyenin pek bir akıcılığı yok. Daha doğrusu hikâye yok. O da kaka yapar, bu da kaka yapar şeklinde geçiyor kitap. Eeeee? oluyorsunuz siz de. 2. Küçük-büyük her insanın kaka yaptığının resmedildiği sayfada tuvaletin üstünde oturan adamın (babanın) ağzında pipo var. İlk tepkim “yuh!” olmuştu, ama kitabın sigaranın bu …
Curious George
The Treasury of Curious George – İlk zamanlar neden olmadığını bilmeden ısınamadığım, ama yine de klasik olduğunu bildiğim için aldığım bu kitap da favorilerimiz arasında yerini buldu. Alman göçmeni bir çift tarafından 1940′larda yaratılan bu meraklı maymun karakteri çocukların aklında da, kalbinde de çok güzel yer ediyor. Sevimli maymun George Her çocuğun yapmaya cüret ettiği, ya da etmek istediği yaramazlıkları yapıyor, ve ilk etapta başı derde girse de sonunda her şey harika sonlanıyor (Sanırım bu kısmına gıcık olmuştum). Çizimleri oldukça basit ama bir o kadar da detaylı olan ve birçok değişik hikâyesi bulunan Curious George’un bu ‘hazine’ kitabında birbirinden farklı ve eğlenceli 8 hikâye var. Trene binmekten sürpriz doğum günü partisi düzenlemeye, oyuncak mağazasına gitmekten kütüphanede hikâye okuma saatine (aaah …
Excuse Me (A Little Book of Manners)
Gerek çizimini, gerek seçtiği konuları, gerekse anlatımlarını çok sevimli bulduğum Karen Katz’ın Deniz’in kitaplığındaki birçok kitabından biri… Çocuğa biri şeker verdiğinde ona teşekkür etmesi gerektiğini, ya da kardeşinin oyuncağını kırdığında özür dilemesi gerektiğini çok basit ama yine kendine özgü çizimlerle anlatıyor. Guatemala’dan bir kız çocuğu evlat edindikten sonra çocuklara yönelik kitap yazma işine girişen Katz, genellikle “Lift-the-Flap” denilen ‘Kulağı kaldır’ türünden kitaplar üzerinde çalışıyor. Tuvalet eğitimi, bebeğin vücudunu tanıması, etrafını öğrenmesi gibi birçok konuda kitapları var. Katz’ın onca kitabının arasından Türkiye’de şimdiye kadar nedense bir tek “My First Ramadan” (İlk Ramazan’ım) kitabına D&R’da rastladım. – Deniz’in İngilizce kitapları için burayı tıklayın.
The Very Hungry Caterpillar
Deniz’e hamileyken aldığım ilk kitaplardan biri… Amerikalı çocuk kitapları yazarı Eric Carle’ın, basıldığı 1969 yılından beri 29 milyon adet satan ve 47 dile çevrilen unutulmaz klasiği… Bu basit görünüşlü, sevimli kitapta her şey var: Doğa sevgisi, sayı sayma, haftanın günleri, ‘yeşil’ sebzeleri yemenin faydaları… Üstündeki meyvelerin sayısına göre giderek genişleyen sayfalardaki tırtılın “yediği” delikler tam Deniz boyundaki çocukların parmaklarına göre. İki buçuk senedir bıkıp usanmadan okuyoruz, herhalde bir 25 sene daha okuyabiliriz. Her çocuğun kitaplığında mutlaka olması gereken bir kitap. Artık Türkiye’deki önde gelen kitapçılarda da (D&R, Remzi Kitabevi, ve şimdi İstanbul Mohini’deki Tırtıl Kids) normal fiyatının en az bir buçuk katına olsa da bulunabiliyor. Kesinlikle değer… – Bunlar da ilginizi çekebilir: – The Very Hungry Caterpillar yakında Türkçede… – …











İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle zaman ayırdığınız ve böylesi bilgi yüklü bir paylaşımda bulu...
Mrs. Lucky: Merhaba, Yazinizi yine zevkle okudum. Dili kullanmadaki basariniz c...
İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle tavsiyeleriniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Çok ilg...
filiz: tesekkur ederim iyi dilekleriniz icin..hala basliktaki gibi ikilem ice...
İçimdeki Dört Mevsim: :) Çok teşekkür ederim. Dilerim tüm çocukların hayal dünyaları hep böy...