"Ozel günler" etiketli tüm yazılar

23 Nisan’a farklı bir bakış…

23 Nisan’da Blogcu Anne’den döktürmeler… Bugün 23 Nisan! Neşe doluyor insan! Derin bugün bir aylık oldu Bir ay önce bugün doğdu Doğması beklenen gün 23 Nisan’dı Ama o, 23 Mart’ta karar kıldı Nisan misan anlamam dedi Geldi, aramıza katıldı Bugün 23 Nisan Neşe doluyor insan Deniz’e bir de Derin eklenince Başladı asıl eğlence… *** 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun! *** Benim şiir yeteneğim işte bu kadar. Pek tatmin edici değil, biliyorum. Babam hiç fena değildir bu şiir konusunda. Bakın: Deniz’e dair

23 Nisan Etkinlikleri

23 Nisan yaklaşırken oradan buradan duyduğum birkaç etkinlik:

Sevgililer Günü’nde Doğal Doğum

Anneler Günü, Babalar Günü, o günü, bu günü gibi ‘özel günler’ arasında en sevmediğim Sevgililer Günü olanıdır. Nedir yani bu sevgililer günü, Deniz’in deyimiyle ‘ValentiMes Day’? Tarihçesini bilmeyen ve merak eden varsa Wikipedia’dan (İngilizce olarak) okuyabilir.

“Mutluluğun resmi” 2010′da gerçek olsun

sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin? işin kolayına kaçmadan ama gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil ne de ak örtüde elmaların ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini sen mutluluğun resmini yapabilir misin abidin? 1961 yazı ortalarındaki küba’nın resmini yapabilir misin? çok şükür çok şükür bugünü de gördüm ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad? …demiş Nazım.

Deniz’in sınıfındaki Yeni Yıl sunumum

Anlatacağım demiştim, buyurun: Daha önceki yazımda verilen fikirler çok hoşuma gitmişti. Özellikle de hikâye anlatır gibi bir yılın nasıl geçtiğini anlatmak fikrine bayılmıştım. Aktivite de yaptırmak istiyordum aslında. Yeni yıl kartı fikri çok aklıma yatmıştı.

Büyükler için Çocuk Şarkıları

Çocukluğumda en çok sevdiğim şeylerin başında yatmadan önce Adile Teyze’nin Uykudan Önce‘sini izlemek gelirdi. Her gece “Acaba benim ismimi söyleyecek mi?” diye bekler, söyleyecek olursa havalara uçardım. Adile Teyze öldü. Biraz büyüdükçe, küçükken de çok sevdiğim Barış Manço’ya büyük sevgi duymaya başladım. Adam Olacak Çocuk programını her Pazar ailece zevkle seyrederdik. Arkadaşım Eşek‘le başlayan Barış Manço hayranlığım, yanılmıyorsam son albümü olan Mançoloji’ye kadar devam etti. Barış Manço çok genç yaşta, birden öldü.

Yılbaşında çam ağacı dikelim!

Akıl akıldan üstündür işte… Ben oturup “Çocuğunuzun doğum gününüzde slayt gösterisi yapın, kitap hediye edin” diye nasihatler dağıtırken Çikolatalı Pasta harika bir fikir atmış ortaya. Atmakla kalmayıp, uygulamış da:  Senem ve eşi, geçen sene yılbaşında kızları Neva için bir çam ağacı almışlar. Yılbaşı için süsleyip bir ay boyunca evlerinde misafir etmişler. Sonra da oturdukları lojmanın bahçesine dikmişler. Detayları burada.

Eh, çok da beceriksiz sayılmam.

Tamam… Belki süper yaratıcı yemekler yapmıyorum. Hırkalar, süveterler örmüyorum. Deniz için şirin oyun malzemeleri yaratamıyorum. Ama iyi yaptığım bir şey de var: Kabak oymak. Dolmalık kabaktan değil, bal kabağından bahsediyorum. Nitekim biber dolmasını becersem de kabak dolmasını henüz denemişliğim yok. Amerika’da neredeyse 10 sene yaşadık, bir kere bile elime bal kabağı almadım. Ne zaman ki Türkiye’ye döndük, Deniz’e Cadılar Bayramı neşesini yaşatabilmek için bal kabaklarını oymaya başladım. İlk kez geçen sene giriştim bu kabak oyma işine… O zaman kabağı nerede bulacağımı bilemediğimden Nunu‘yla Levent pazarını alt üst edip iki kabak almıştık. Sonuç ilk sefer için tatmin ediciydi. Bu sene de birkaç arkadaş bir araya gelip bir “Bal kabağı oyma partisi” düzenledik. Öğleden sonra hep birlikte kabaklarımızı (ve çocuklarımızı) alıp bir …

Ve söz Deniz’in Babası’nın…

23 Nisan’da çocuklar makam koltuklarına nasıl oturtuluyorlarsa, aynı mantıkla ben de bu Babalar Günü’nde blogumu Deniz’in Babası’na devretmenin uygun olacağını düşündüm. Ve sözü ona bıraktım: Yatmadan hemen önce bilgisayarımın başında haberlere göz gezdirirken aşağı kattaki sevgili Blogcu Anne eşim MSN Messenger ekranından yarınki Babalar Günü şerefine blog’una bir yazı yazmamı teklif etti… (Bakar mısınız, aynı evin içinde benimle MSN’den iletişim kuran Blogcu Anne bir eşim var.) Yazımı beğenmese bile artık yazmış olduğum için yayınlamak zorunda olacağının bilincindedir diye düşünerek (ve sevinerek) hay hay dedim ve kabul ettim. Öncelikle şunu söylemek isterim: Biz öyle anneler günü, babalar günü, sevgililer günü tarzı ısmarlama gün kutlamalarına inanan, bu günlerde gidip hediye alan bir aile değiliz. Ama yine de sağda solda Babalar Günü yazıları …

Babalar Günü İçin Alternatif Hediyeler

Babalar Günü yaklaşıyor… Her ne kadar henüz Anneler Günü kadar sömürülmese de (bkz: Pırlanta Olmazsa Olmaz!) yine de etraf “Babanıza kol düğmesi alın” ya da “Son model cep telefonsuz baba olur mu?” türünden mesajlardan geçilmiyor. Geçen ay hazırladığım Anneler Günü için Alternatif Hediyeler listesinin Babalar Günü’nde de uygun olacağını düşünüyorum. Babalarına kravat, gömlek, vs. gibi klişeleşmiş objelerin dışında bir hediye almak isterken başkalarını da sevindirmeyi düşünenlere duyurulur.