"Sezaryen" etiketli tüm yazılar

Bir Doktorun Gözüyle KADIN ve DOĞUM

Bundan bir süre önce “Vajen ameliyatları” ile ilgili bir basın bülteni aldım. Normal doğumdan sonra vajinanın düzeltilmesi gerektiğinden bahseden bu bülteni “İnsanları normal doğumdan soğutuyorlar!” diye devre dışı bırakacaktım ki, bülteni gönderen ajans beni bu söylemlerin sahibi olan doktorla buluşturmayı teklif etti. Görüşmeye oldukça önyargılı gittim. Doktorun bana “Normal doğum kadının vajinasını tahrip eder. Bu yüzden de onarım gerekir. Ve hatta bu yüzden sezaryen en mantıklı seçimdir” gibi şeyler söylemesini bekliyordum.

Boşa kürek çekmek

Bu blogu yazmaya başlarken ne yazacağım konusunda hiçbir fikrim yoktu. Zaten blogu yazmaya başlama sebebim de ne yapmak istediğimi bilmememdi. Bir de baktım ki çoluk-çocuk, çalışmayan anne, tuvalet eğitimi falan derken doğum hakkında da yazıyorum.

Allah’ın işi

Rahmetli anneannemin bir sözü vardı: “Allah’ın işine karışma” derdi. Ben ne zaman olmayacak bir şey istesem, ne bileyim, ertesi gün bir yere gideceksem ve yağmur yağmasını istemiyorsam, “Ya uf, yağmasın işte yağmur!” diye isyan etsem bana kızardı: “Allah’ın işine karışılmaz kızım!”

Her hamilelik, her doğum farklı

Geçtiğimiz hafta blogu yeni bir sayfa düzenine geçirirken yaptığım bir başka “atılım” da Pozitif Doğum Hikayeleri’ni blogcuanne.com altına taşımak oldu. İki farklı blogu yönetmek zor geldiğinden Pozitif Doğum Hikayeleri’ni uzun zamandır ihmal etmiştim. Artık kaldığım yerden devam edebilirim. Siz de tüm Pozitif Doğum Hikayeleri yazılarını şu sayfadan takip edebilirsiniz. Pozitif Doğum Hikayeleri’ne, Fransa’da yaşayan Meriç’in aşağıdaki yazısıyla devam ediyoruz. Meriç’in yazısı normalde yer verdiğim doğum hikayelerinden daha uzun olmakla birlikte, birbirinden çok farklı iki doğum tecrübesine yer vermesi ve  Türkiye’de maalesef uygulama dışı bırakılan ebelik mekanizmasının da nasıl işlemesi gerektiğini anlatması açısından önemli.

39. haftadan önce sezaryen olmayın

March of Dimes, Amerika’da, prematüre doğumların önüne geçmek için çeşitli araştırmalar yapan/yaptıran bir kuruluş. Prematüre bebekler için oldukça faydalı ve önemli araştırmalar yapan bu organizasyonun, laboratuvar deneylerinde hayvanları hunharca kullandıklarına dair çeşitli iddialar söz konusu. Dolayısıyla ben biraz ön yargılıyımdır March of Dimes’a karşı. Ancak bu yazının bununla bir alakası yok; sadece bu ön yargıma değinmeden geçemedim. Geçen hafta March of Dimes’ın web sitesinde “Neden bebeğiniz için en az 39. haftatı beklemek en iyisi?” başlıklı bir makale vardı. Planlı sezaryen olmayı düşünen anne adaylarının okumalarını dileyerek aşağıda bu makalenin çeviri/özetini paylaşıyorum:

Kadının nasıl doğuracağını seçme hakkı vardır

Aşağıdaki konuk yazı, Blogcu Anne okurlarından Tijen tarafından kaleme alındı. Tijen, planlı sezaryenle ilgili dünkü paylaşımlardan sonra “Bir de bize kulak verir misin Elif” diyerek aşağıdaki e-maili gönderdi. Okunurluğu kolaylaştırmak adına yaptığım birkaç yazım düzeltmesinin dışında olduğu gibi yayımlıyorum. *** Sevgili Elif, Bildiğin gibi çok uzun süredir seni takip ediyorum ve son aylarda aktif olarak yorumlarımla katılmaya çalışıyorum. Blogunda doğum konusunda hemen hemen her görüşe yer verdin, normal doğum taraftarlarına, planlı sezaryen olmak zorunda kalanlara ve bir şekilde hep sezaryen olduğu için vicdan azabı çeken annelere kulak verildi. Ben tüm bunları okurken hep düşündüm ama çokça üzüldüm, hırslandım. Çünkü yazılardan ve yorumlardan çıkan sonuç, normal doğum yapmamış anneler, anneliği yaşayamamış ve normal doğum yapan annelere göre daha az annelik statüsüne …

Sezaryenin böylesi de var

Bu sabahki İpek’in yazısı gibi yazılar bir yandan gebelerin gözlerini açmak açısından fırsat olurken, sezaryenle doğum yapmış annelere de dokunabiliyor. Ve sadece Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum kavramının değil, “anne-bebeğe saygılı sezaryen” kavramının da gündeme gelmesini sağlıyor. Daha önce Pozitif Doğum Hikayeleri’nde de paylaşmıştım aşağıdaki videoyu. Maalesef İngilizce. Ancak görüntüler bile fikir edinmenizi sağlayacaktır. Videonun başında doktorun söylediği çok önemli: “Biz doktorlar her gün doğuma giriyoruz. Doğum bizim için alelade bir olay. Ancak anne-baba için öyle değil. Onlar için bu gün çok önemli. Onlar bugün gerçekleşen olayları hayatları boyunca hatırlayacaklar.” Siz de herhangi bir sebeple sezaryen olacaksanız iki şey yapabilirsiniz: (1) Randevulu sezaryen olmak yerine -beklemenizde tıbbi açıdan bir sakınca yoksa- doğumun kendiliğinden başlamasını bekleyebilirsiniz. (2) Doktorunuzdan ışıkları kısmasını, bebeği sanki …

Planlı sezaryeni seçtim, pişmanım

Aşağıdaki konuk yazı, Blogcu Anne okurlarından İpek tarafından kaleme alındı. *** Ben çalışan bir anneyim. Oğlum Ege şu anda 4 yaşında. Anne olduktan sonra sürekli okuyorum, araştırıyorum, daha çok şey öğrenmeye çalışıyorum. Birkaç aydır Blogcu Anne’yi takip ediyorum ve pozitif doğum hikâyelerini okudukça hem içim burkuluyor; hem de vicdan azabı, üzüntü, pişmanlık gibi negatif ne kadar çok duygu varsa hepsini hissediyorum. Çünkü ben oğlumu planlı sezaryenle dünyaya getirdim. Rahat bir hamilelik geçirdim diyebilirim. Ne bulantım oldu ne aşermelerim. Üstelik patronumun eşiyle aynı dönemde hamile kaldığımız için bana şirkette arada ayaklarımı uzatıp dinlenmem için bir oda bile tahsis edildi. Ben de o yüzden doktorumun tüm uyarılarına rağmen, ısrarla yoğun bir şekilde çalışmaya devam ettim. Tek derdim son ana kadar çalışıp, doğum …

Yan etki

Tıbbın ilerlemesiyle doğumda kullanılan ağrı kesiciler de pek bir çeşitlendi… blaaa blaaa blaaa şeklinde bir giriş yazısı yazacaktım. Hiç uzatmayıp doğrudan konuya dalacağım. Aşağıdaki mail Cumartesi akşamı elime geçtiğinde ben liseden bir arkadaşımın düğünündeydim. Yanımda yine liseden olan bir başka arkadaşım vardı, kadın doğumcu. Ona okuttum ve doğrulattım. Bilge’nin isteği üzerine mailini toparlayıp yayımlıyorum:

Şampiyon Türkiye!

ÜLKE ORANI (YÜZDE) TÜRKİYE: 45.4 Dominik Cum.: 41.9 Brezilya: 41.3 Çin: 40.5 G.Kore: 37.7 İtalya: 37.4 Mauritius: 37 Meksika: 36.1 Malta: 34.3 Portekiz: 34 ABD: 32 Avustralya: 30.8 Şili: 30.7 Bunlar sizce ne?