Tıbbın ilerlemesiyle doğumda kullanılan ağrı kesiciler de pek bir çeşitlendi… blaaa blaaa blaaa şeklinde bir giriş yazısı yazacaktım. Hiç uzatmayıp doğrudan konuya dalacağım. Aşağıdaki mail Cumartesi akşamı elime geçtiğinde ben liseden bir arkadaşımın düğünündeydim. Yanımda yine liseden olan bir başka arkadaşım vardı, kadın doğumcu. Ona okuttum ve doğrulattım. Bilge’nin isteği üzerine mailini toparlayıp yayımlıyorum:
"Sezaryen" etiketli tüm yazılar
Şampiyon Türkiye!
ÜLKE ORANI (YÜZDE) TÜRKİYE: 45.4 Dominik Cum.: 41.9 Brezilya: 41.3 Çin: 40.5 G.Kore: 37.7 İtalya: 37.4 Mauritius: 37 Meksika: 36.1 Malta: 34.3 Portekiz: 34 ABD: 32 Avustralya: 30.8 Şili: 30.7 Bunlar sizce ne?
Sezaryen promosyonu ve doula kavramı
Ayşe Arman’ın İnsanın en küçük formuna dokunmanın mutluluğu başlıklı yazısından sabah posta kutuma düşen “Bu nedir, sezaryen promosyonu mu?” konulu mailler sayesinde haberdar oldum. Henüz gazetelere dalmamış, e-maillerimi kontrol ediyordum ki, “ne yani bu şimdi?” türünden mesajlar gelmeye başladı. Ayşe Arman yazısının sonunda “Bu yazıyı okuyup da ‘sezaryen doğumu teşvik ediyor’ diyenlere kafa atarım” demiş. Teşvik ediyor mu, etmiyor mu bilmiyorum ama benim korktuğum kesin. Yağları kes, kasları it, kemikleri çek… Teşekkür ederim, zorunlu kalmadıkça ben almayayım.
2011′in ilk bebeği
Yeni yılın ilk dakikalarında nefes darlığı yaşatacak bir haber seyrettim televizyonda. Ailecek oturmuş çalgılı çengili programları seyrediyor, Nişantaşı’nda, Taksim’de neler olmuş, onlara bakıyor, “beni öldürseler o kalabalığa girmezdim” geyiği yapıyoruz. Saat 12′den az sonra, HaberTürk‘te bir haber: İstanbul’da yeni yılın ilk bebeği 00:01′de Beyza Nur adı verilen kız çocuğu oldu. Nadiye-Barış Eşiker çiftinin ikinci çocuğu olan Beyza, 50 cm boyunda 3 kilo 580 gram ağırlığında dünyaya geldi. Zeytinburnu Süleymaniye Kadın Doğum Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Semiha Sakin Doğumevi’nde dünyaya gelen Beyza’nın ilk ziyaretçisi İstanbul Valisi oldu. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, yılın ilk dakikalarında, doğar doğmaz bebeği ziyaret için hastaneye geldi.
Sezaryen sebebi olarak “bebek ters duruyor”
Bebeğin pozisyon almaması, baş aşağı durması, makat geliş halde olması… Nasıl adlandırırsanız adlandırın, sıklıkla karşımıza çıkan sezaryen sebeplerinden biri. Birçok anne adayı, ikinci üç ayın sonu, üçüncünün başı gibi panik olur. “Eyvah, bebeğim makat pozisyonda duruyor, sezaryen olacağım” korkusuna kapılır. Halbuki bebeklerin çok büyük bir çoğunluğu doğuma kadar, bir kısmı ise doğum sırasında pozisyon alır. Bebeği 38. haftaya kadar makat pozisyonda duran ve onu “çevirmek” için denemediği şey kalmayan, ve en nihayetinde de başaran Bahar hem kendi tecrübesini hem de diğer teknikleri detayıyla anlatan bir yazı kaleme aldı. Pozitif Doğum Hikâyeleri’ndeki bu yazısında okuyabilirsiniz. Bütün bu tekniklere rağmen bebeğin dönmemesi tek başına sezaryen sebebi olmayabilmekle birlikte, anne adayının ve doktorun sezaryeni gerekli görmesi halinde randevulu sezaryen şart değildir. Doğumun kendiliğinden …
Doğal olan OUT, yapay olan IN
Emzirme Reformu olarak Cumartesi günü City’sde düzenlediğimiz etkinlikte en çok ilgili gören annelerin arasında 2,5 yaşındaki kızını emziren Eda Anne vardı. Herkes kucak bebekleriyle koklaşırken hiç çekinmeden “koca kızını” emziren, üstelik bunu Fox TV’den Show’a, Kanal D’den ATV ve HaberTürk’e kadar tüm kameraların önünde yapan doktor Eda gazetecilerin de ilgi odağıydı.
Haberler, duyurular, paylaşımlar
>> Dünyada 192 ülkede 1-7 Ekim arasında kutlanan, ancak Lansinoh’nun 17 Ekim’e kadar devam ettireceği Emzirme Haftası etkinlikleri bu hafta tam gaz devam ediyor. 15 Ekim Cuma günü saat 13.30′da Kadir Has Üniversitesi’nde bir Toplu Emzirme Etkinliği gerçekleştireceğiz. Hedefimiz 100 anne-bebek! Kadir Has Üniversitesi’nin Haliç’teki ana kampüsünde, B1 Blok kafeteryada gerçekleşecek etkinliğe katılabilecekseniz bana adınızı, soyadınızı ve cep telefonunuzu 14 Ekim Perşembe saat 16.30′a kadar bildiriniz. Lütfen bu haberi yayalım, duyuralım. Facebook’taki etkinlik sayfasını da hem katılımızını bildirmek, hem de etkinliği duyurmak içi kullanabilirsiniz.
Ismarlama Bebekler
Geçtiğimiz sene Los Angeles’ta bir klinik anne-baba adaylarına bebeklerinin saç ve göz renklerini seçme imkânı sunmaya başlamış. Ortalık birbirine girmiş. Vazgeçmişler. James Hughes adlı bir yazar, çocukların “kozmetik” özelliklerini belirlemenin yanlış bir yanı olmadığını savunuyormuş. 21. yüzyıl teknolojilerinin buna imkan kıldığını, “insanların çocuklarına ya da topluma zarar vermedikleri sürece istedikleri gibi bir çocuğa sahip olma hakları olduğunu” söylüyormuş. Hughes’a göre “üreme özgürlüğü”nün bir parçasıymış bu yaklaşım.
Boşuna oymak başı demediler
Geçenlerde, bir anne-bebek sitesinde “Hangi doğum şekli daha sağlıklı?” başlıklı bir yazı vardı. Özetle yazı, normal doğumun da, sezaryenin de birer doğum şekli olup, hiçbirinin bir diğerine üstünlüğü olmadığını anlatıyor, sonra da her ikisinin avantajlarını ve dezavantajlarını sıralıyordu. Sezaryenin avantajları altında şu da vardı:
Sezaryeni tercih etme hakkı
Bir önceki yazıya gelen yorumlara orada cevap vermektense daha fazla okura ulaşmak için yeni bir yazı yazmak istedim. Bir kadının doğumdan korktuğu için sezaryeni tercih etme hakkı olmamalı mı? Bence olmamalı. Böyle bir tercih insanın aklına bile gelmemeli. Bizim toplumumuzda insanların sezaryeni, normal doğumdan korkarak ona bir alternatif olarak görmelerinin sebebi “kişisel hak ve özgürlük” değil bence. Sistemin çarpıklığı, yanlışlığı.











Esre: Bence çocuğu küçük olanlar 1. sınıfa yazdırsın ama okula göndermesin, ...
İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle zaman ayırdığınız ve böylesi bilgi yüklü bir paylaşımda bulu...
Mrs. Lucky: Merhaba, Yazinizi yine zevkle okudum. Dili kullanmadaki basariniz c...
İçimdeki Dört Mevsim: Öncelikle tavsiyeleriniz ve paylaşımınız için çok teşekkürler. Çok ilg...
filiz: tesekkur ederim iyi dilekleriniz icin..hala basliktaki gibi ikilem ice...