Etiket Arşivi: Tarihe not

Bir pisboğazlık videosu

Yemin ederim bu Derin’den çekeceğimiz var. Dün Forum’da yazdım, “son kaleyi de yitirmek üzereyim, oturduğu yerde yemiyor, gezerek yedirmek konusunda mahalle baskısı yaşıyorum, imdat!” diye bir yardım çağrısında bulundum. Sağ olsunlar, annelerden destek yanıtları geldi. Fakat kardeşim, bu çocuk acayip...

Devamı... 44 Yorum

Tarihe not: Sinyal

İlk olarak kim başlattı, hatırlamıyorum. Sanırım Nunu‘ydu (kayınvalidem). Onların evinde televizyon seyrederken, Deniz televizyonu kapatınca arıza çıkardığı için bir “sinyal gitti” hikayesi uydurdu. Deniz’le hadi kapat-5 dakika daha-5 dakika bitti-10 dakika daha mücadelelerimizin sonundan biz yenik, Deniz ağlak çıkınca kadıncağız...

Devamı... 13 Yorum

Tarihe not: Derin yatarken

Derin, uykuya dalmadan önce -ki bu çoğu zaman öğleden sonra uykusu oluyor- bayağı bir direniyor bazen. Ağlamıyor, ama oynuyor, konuşuyor, söyleniyor yatağında. Oyuncaklar varsa önce onları aşağı atıyor tek tek. Sonra emziklerine geliyor sıra. Fırlatıyor yatağından dışarı. Sonra bağırıp bizi...

Devamı... 24 Yorum

Tarihe not: Paphia her yerde

Amerika’ya gittiğimde çok güzel bir kitap almıştım Deniz’e. Adı The Tenth Good Thing About Barney. Kitabın kahramanının Barney adlı kedisi ölüyor. Annesi, ertesi gün kedi için bahçelerinde düzenleyecekleri cenaze töreninde Barney hakkında 10 iyi şey söylemesini istiyor oğlundan. Fakat o...

Devamı... 15 Yorum

Tarihe not: Elektrik balığı

Deniz’in az önce anlattığı rüyası: Deniz, okyanusta yüzüyormuş. Köpek balıklarının olduğu bir deliğe girmiş. Bir “depo.” İçinde çizgiler varmış. Sonra… Bir “elektrik balığı” gelmiş, Derin’i yemiş. Deniz de eline hemen bir “tugla çekici” almış (tuğla çekici=tuğladan yapılmış bir cekiçmiş). Yüzmüş...

Devamı... 7 Yorum

Tarihe not: Hakem

İki çocuk annesi (ya da babası) olmak zor, güzel, karışık, heyecan verici, yorucu… Liste uzayıp gider. Bir de hakemlik boyutu varmış işin. Derin hareketlenip Deniz’e karışmaya başlayınca anladık olayın bu yönünü. Derin, tabii ki paylaşmak, sıra beklemek, sabırlı olmak gibi...

Devamı... 6 Yorum

Benim sıram geldi

Mersin’deki evimizde, karşı apartmanla bizimkinin arasında geniş bir alan vardı. Hep orada oynardık çoluk çocuk. İp atlar, istop oynar, kaykay kayardık. Evimiz beşinci kattaydı. Cadde üstü olunca gürültülüydü de. Tabii o zaman bırak cep telefonunu, apartmanlarda diyafon falan da yoktu....

Devamı... 43 Yorum

Deniz’e açık mektup

Deniz’ciğim, benim canım oğlum, Biliyorum kardeşini çok seviyorsun. Ve yine biliyorum ki zaman zaman “Nereden çıktı da geldi?” diye aklından geçiriyorsun. Nereden çıktığı konusunu ileride konuşacağız. Seni anlıyorum. Evdeki tahtın sarsıldı. Her şeyini, herkesi paylaşmak zorundasın. Her şeyine ortak oldu....

Devamı... 22 Yorum

Aç “1” Tırtıl

Benim iki numaram, aç tırtılım, Derin oğlum bugün bir yaşında. Bir sene önce bugün bu saatlerde evde derin derin nefes alıp veriyor, esneme hareketleri yapıyordum. Bahar gibi bir Mart sabahına annesinin karnında uyanan Derin, ayın 23’ünü görünce asıl gelmesi gereken...

Devamı... 67 Yorum

Kaşla göz arasında

Hani derler ya, çocukları bir an yalnız bırakmaya gelmiyor diye… İşte şimdi öyle bir dönemde Derin. Deniz kendini kurtardı. Yalnız başına oynayabiliyor. (Oynuyor mu, ayrı mesele!) Biliyoruz ki pencereden aşağı atlamayacak, ne bileyim, parmağını prize sokmayacak. Tabii ki ara sıra...

Devamı... 25 Yorum